MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların temyizi olanaklı bulunmayıp, 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olması karşısında; dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, bu nedenle dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine;
B-Suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Kesintisiz takip olmaksızın ihbar üzerine kolluk görevlilerinin çevrede yaptıkları araştırma sonucunda suça konu kabloları yakmak üzere iken sanık ve suça sürüklenen çocuğun yakalandığının anlaşılması karşısında suçun tamamlandığı gözetilmeksizin yazılı şekilde teşebbüs hükümlerinin uygulanması,
2-Sanık ...'e ilişkin olarak “Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu
3-Suça sürüklenen çocuk ...'e ilişkin olarak, 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesindeki "... fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış ... bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesindeki "Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." biçimindeki emredici düzenlemeler ve 5237 sayılı Kanunun 50/6-7 madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun, hırsızlık suçundan dolayı tayin edilen kısa süreli hapis cezası yerine çevrilen tedbire uymaması halinde, kısa süreli hapis cezasının infazının mümkün olmadığı, seçenek tedbirin değiştirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 02.11.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy