(AİHS m. 6) (5271 S. K. m. 150) (5237 S. K. m. 142) (5395 S. K. m. 35)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun müştekinin işyerinde şarjda takılı bulunan cep telefonunu çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçuna uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan (12-15 yaş aralığında) suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1 maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılmaması ve sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda belirtilmemesi,
3-5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafi görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiye ödenen ücretin, suça sürüklenen çocuğa Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye göre yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin düşünülmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk R.. Y.. müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 25.01.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy