MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üye olma, yardım etme, hırsızlık, konut dokunulmazlığını-işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar ...,..., ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik eylemleri nedeniyle verilen beraat kararlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan ... vekilinin, temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ... hakkında ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat kararının, sanıklar müdafiince yalnız kişisel hakka ilişkin olan vekalet ücretine yönelik temyiz edilmesi nedeniyle vekalet ücretiyle sınırlı yapılan inceleme,
Sanık ...'in, yokluğunda verilen kararın, sanığın 01.03.2007 tarihli 1. celsede özel avukatı olduğunu bildirdiği Avukat ...'a tebliğ edildiği, ancak avukatın hiçbir celseye katılmadığı gibi, gerekçeli kararında dosya içerisinde mevcut vekaletnamesinde bildirdiği adres yerine bir başka adrese Tebligat kanunu 21. maddeye göre tebliğ edildiği, sanığın 11.12.2015 havale tarihli dilekçesi ile eski hale getirme talebinde bulunduğu, mahkemece de, eski hale getirme talebiyle ilgili dosyanın Yargıtay'a gönderilmesine karar verdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın 11.12.2015 tarihli temyiz talebinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık ... dışındaki tüm sanıklar hakkında; TCK'nın 58/9. maddesi infaz rejimi ile ilgili olup kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek örgüt faaliyeti çerçevesinde işledikleri hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme, suç eşyası olduğunu bilerek satın alma veya kabul etme suçlarından mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar hakkında anılan maddenin uygulanmasının infaz aşamasında nazara alınabileceği mümkün görülmüştür.
1-Sanıklar ..., ... ve ...'in, mağdurlar ..., ...'e karşı 12 numaralı olay olarak belirtilen eylemlerinde, apartman ve ardından her iki mağdura ait iki ayrı daireye girerek hiçbir şey alamadan, ihbar üzerine olay yerine gelen polis memurlarınca yakalandıklarının anlaşılması karşısında; konut dokunulmazlığını ihlal suçunun tamamlandığı gözetilmeden sanıklar hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
2-Sanıklar ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında, müşteki ...'a (12 no), ...'a (24 no), ...'a (25 no), ... (31 no), ...'a (35 no), ...'e (39 no), ...'e (42 no) yönelik hırsızlık suçlarından temel ceza belirlenirken suça konu eşyaların değeri gözetilerek, TCK’nın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan orantılı şekilde ayrılmak gerekirken, yazılı şekilde alt sınırdan uygulama yapılması,
3-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 24 numaralı eylemde düzenlenen mağdur ...'a yönelik olarak işledikleri hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde; mağdurun ikametine girdikten sonra, ikametteki kasa anahtarını bularak, bu anahtar ile çelik kasayı açtıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde aynı yasanın 142/1-b maddesi uyarınca hüküm kurularak eksik ceza tayin edilmesi ,
4-Sanıklar ... ve ... hakkında, suç eşyasını satın almak suçundan dolayı ceza verilirken TCK’nun 165/1. maddesinde hapis cezasının yanında ayrıca adli para cezasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve sanıkların iş yerlerinde yapılan aramada farklı kişilere ait çalınan eşyaların bulunması, dosya içerisinde mevcut iletişim tespiti kayıtları incelendiğinde, suça konu eşyaların farklı tarihlerde satın alınması sebebiyle, sanıkların her bir eşyanın farklı kişilere ait olduğunu bilebilecek durumda olduğu halde, müşteki sayısınca hırsızlık suçunun oluştuğu gözetilmeksizin eylemin zincirleme suç kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle sanıklar hakkında eksik ceza tayini,
5-34, 36 ve 42 numaralı eylemlerin sanığı olan sanık ...'ın tekerrüre esas sabıkası olduğu halde hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Beraat eden ve kendini vekille temsil ettiren sanıklar ... ve ... yararına karar tarihindeki Avukatlık asgari ücret tarifesinin 13/son madde ve fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Haklarında mahkumiyet kararı verilen sanıklar hakkında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... müdafiinin, ... ve müdafiinin, ...'in, ...'in, ..., ..., ... ve ... ile müdafiilerinin, ... müdafiinin, ..., ..., ... ve müdafiilerinin, ...'ın, ...'ın, ...'in, ...'in, ... ve ... müdafiinin, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi ve sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hüküm fıkrasına “sanıkların beraatlerine karar verilen bölümden hemen sonra gelmek üzere “Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2013 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.320,00 TL vekalet ücretinin hazineden tahsili ile kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanıklara verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/10/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy