MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma öncesi verilen 11.03.2015 tarihli hükmün sadece suça sürüklenen çocuk lehine temyiz edildiğinden 11.03.2015 tarihinde verilen karardaki sonuç cezanın kazanılmış hak oluşturucağı gözetilerek 7.300 TL adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken yapılan uygulama ile belirlenen 1 yıl 8 ay hapis cezasından 8 aylık sürenin mahsubuna karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında yer alan ‘’Mahkememizce verilen önceki hükmün sadece suça sürüklenen çocuğun temyizi üzerine Yargıtay'ca bozulduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 307/4. maddesi, suç tarihine göre 5320 sayılı yasanın 8. maddesi, 1412 sayılı CMUK'un 326/4. maddesi dikkate alınarak, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezalar önceki hükümde belirlenen cezalardan ağır olamayacağından ve önceki hükümde hükmedilen sonuç ceza daha lehe olduğundan; suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçu açısından verilen sonuç cezada 8 ay hapis cezasının mahsubu ile neticeten 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK’nın 49/2. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası olması, 50/3'e göre suç tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmamış suça sürüklenen çocuk için hükmedilen 1 yıl veya daha az süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek tedbirlerden birine çevrilmesinin zorunluluğu, sanığın dosyamız suç tarihine göre daha öncesinde kasıtlı suçtan mahkumiyetinin olmaması ve sanığın sosyal ve ekonomik durumuna ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre 5237 sayılı TCK’nın 50/1-a maddesi uyarınca, aynı yasanın 52/1-2 fıkralarına göre, hükmedilen 1 yıl hapis cezasının (365 gün) suça sürüklenen çocuğun dosya kapsamından anlaşılan ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdiren bir gün karşılığı olarak belirlenen 20 TL ile çarpılması suretiyle hesaplanan 7.300 TL adli para cezasına çevrilmesine’’ ibarelerinin çıkarılarak yerine ‘‘1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında aleyhe temyiz bulunmadığı halde 11.03.2015 tarihinde verilen karardaki sonuç 7.300 TL adli para cezasının kazanılmış hak oluşturacağı ve sanık hakkında daha ağır bir ceza verilemeyeceğinden sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 7.300 TL adli para cezası cezalandırılmasına’’ cümlesinin eklenmesi, suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy