MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Konut, devamlı ve geçici olarak, yerleşmek ve barınmak amacıyla oturmaya elverişli yerler olup, eklenti ise konut veya benzeri yerlerin kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan, girilmesi halinde konutta oturma hakkına sahip kimselerin özgürlük, huzur ve güvenliğini bozabilecek ek yapı veya yerler olup; eylem, mağdurun özgürlük hakkına, barış, huzur ve güvenliğine karşı işlenen bir suçtur. Dolayısıyla bir yerin konut sayılabilmesi için kişinin o yeri konut olarak kullanması gerekir. Yapı, konut olarak kullanılmayıp, boş durumda olduğunda burada kişinin özgürlük hakkının barış, huzur ve güvenliğinin ihlal edilmesi fiilen olanaksız olacağından, yükletilen suçun unsurları da oluşmayacaktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; suça konu evin mülk sahibi tarafından öğrencilere kiraya verildiği ve olay tarihinden bir süre önce kiracı olan öğrencilerin evden çıktıkları, suç tarihi itibariyle evde müşteki veya bir başkasının oturmadığı, dolayısıyla TCK'nun 116/1. maddesinde tanımlanan konut niteliğinde olmadığından konut dokunulmazlığının ihlali suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmayacağı anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy