(818 S. K. m. 198, 202, 203) (1086 S. K. m. 74, 275)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Davacı vekili, davacıya satılan otonun ayıplı olduğunu, durumun satıcı vekiline bildirildiğini ileri sürerek ayıp tazminatı olarak birleştirilen davalarla toplam 76.493.55 liranın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, iddianın doğru olmadığını, davacının otoyu olduğu gibi satın alındığını, ayıp bildirimin zamanında yapılmadığını savunmuş ve davanın reddini dilemiştir. Yerel mahkemece ayıp bildiriminin zamanında yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2 - Yanlar arasında, dava konusunda geçen aracın satımı yönünden bir uyuşmazlık bulunmadığı gibi 5.7.1977 gününü taşıyan satım sözleşmesi dosyaya sunulmuştur. Davada öncelikle çözümü gereken sorun, ayıp bildiriminin zamanında yapılıp yapılmadığının belirlenmesine ilişkindir. Gerçekte de, satım konusu aracın ayıplı olduğu bilirkişi incelemesi ve raporu ile apaçık ortaya çıkmıştır. BK. m. 198/I uyarınca işlerin olağan gidişine göre satılanın durumunun incelenebilmesi için gerekli zaman parçası gözden geçirme süresi diye kabul edilmek gerekir. Bu süre ise satılanın mahiyetine, ilgili ticaret dalına ve ayıpların cinsine göre değişik olabilir. Ne var ki, gözden geçirme süresinin başlangıcı malın teslim alındığı andır. Öte yandan, ayıp bildirimin çabucak, gecikmeksizin yapılması (BK. m. 198) gerekmekle birlikte çabucak deyiminden amaç, usule uygun gözden geçirme (muayene) için gerekli zamanın bitim anıdır.
3 - Mahkemece yapılan soruşturmaya, dosyadaki yazılarla belgelere, toplanan kanıtlara, değerlendirilen tanık sözlerine göre, satış sözleşmesinin 5.07.1977 gününü taşımakla birlikte, araçla, 5.7.1977 gününde deneme gezisine çıkıldığı, yolda kaldığı, sonra tamirci ustası H.K.'nin tamirhanesine çekildiği, orada gözden geçirildiği, birçok ayıpların ortaya çıktığı ve bu ayıpların zamanında bildirildiği gerçekleşmiştir. Yerel mahkemenin kararında da aynen ... şahit beyanlarından da anlaşılabileceği üzere sözleşmenin tanzim edildiği tarihte arabanın stop ettiği ve bir daha çalışmadığı sabittir. Toplanan tüm delillerden anlaşılacağı üzere davacının davalı tarafa arabasının tamiri için gerekli işlemleri yapmaları hususunda müracaatta bulunduğu ve telefonlar ettiği sabittir yolundaki açıklama ve kabul de bu gerçeği doğrulamakta ve desteklemektedir. Öyleyse, davacının aracın durması üzerine davalı yana başvurması, aracın tamirhaneye çekilip gözden geçirilmesi, birçok ayıpların görülmesi, davacının bunların giderilmesi için birçok kez başvurup telefon etmesi, üstelik telgraf çekmesi, davacının BK. m. 198 buyruğuna uygun olarak muayene ve ihbar mükellefiyetinin yerine getirdiğinin çok belirgin kanıtıdır. Yerel mahkemenin saptamasıyla çelişerek BK. m. 198'e uygun bir başvuruda bulunulduğuna ilişkin herhangi bir kanıt olmadığını belirtmesi ve davayı bu yönden reddetmesi, dayanaktan yoksundur. Somut olayın akışı tüm kanıtlar davacının gözden geçirme ve bildirme yükünü yerine getirdiğini, ortaya koyduğu işin burada alıcı davacının seçimlik haklarının ne olduğunun saptanmasında yarar vardır.
4 - Bozukluklara (ayıba) karşı sağlama koşullarının gerçekleşmesi ve yasaca öngörülen yüklerin yerine getirilmiş olması durumunda alıcıya BK. m. 202 ve 203 ile seçimlik haklar tanınmıştır. Şöyle ki; alıcı dilerse sözleşmeden dönebilir, dilerse satımı paranın indirilmesini isteyebilir (BK. m. 202). Bu seçimlik hakların dışında ise, sözleşmede tersi kararlaştırılmadıkça, alıcıya başka bir olanak tanınmış değildir. Somut olayda alıcı davacının satım parasından indirime ilişkin seçimlik hakkını yeğlediğinin kabulü gerekir. Öyle ki, davada ayıp tazminatının ödetilmesi istemindeki amacın böyle değerlendirilmesi, dava olgularını hukuksal açıdan nitelemek ve uygulanacak yasa hükmünü bulmak yolundaki hakimin doğrudan (re'sen görevinin bir gereğidir. O nedenle, satım parasının indirilmesi olarak uyuşmazlık çözüme bağlanmalıdır. Şu var ki yasada satım parasının indirilmesine uygulanacak bir ölçüye yer verilmiş değildir. Öyleyse, değer eksikliğinin hesaplanması için bir yöntem bulmak gerekir. Öğretide bu konudaki baskın görüş (Oser/Schönenberger, İsviçre Borçlar Kanunu Şerhi, Akdin Muhtelif Nevileri, Fasikül I, Çeviren: Prof. Fikret Arık, Yıl: 1966, sh. 116/117; Prof. Dr. F. Necmettin Feyzioğlu, Borçlar Hukuku Akdin Muhtelif Nevileri, C. 1, Yıl: 1970, sh. 218; Prof. DR. Kenan Tunçomağ, Borçlar Hukuku, C. II, Özel Borç İlişkileri, Yıl: 1974, sh. 119; Prof. DR. Haluk Tandoğan, Borçlar Hukuku, Özel Borç İlişkileri, C. 1, Yıl: 1974, sh. 140; Prof. DR. Selim Kaneti, Özel Borç İlişkileri Yıl: 1969, sh. 61, Teksir) değer eksikliğinin orantılı bir hesap tarzına göre belirleneceğine ilişkindir ki bu yöntem, nisbi metod olarak adlandırılmaktadır (Feyzioğlu, age, sh. 218, Tünçomağ, age. sh. 119, Tandoğan, age. sh. 140; Prof. Dr. Necip Bilge, Borçlar Hukuku, Özel Borç Münasebetleri, yıl: 1971, sh. 86).
Öyleyse, bu yöntem uyarınca, satım sözleşmesinin kurulması anında nesnenin (şeyin) ayıpsız olarak ya da vaat edilen niteliklerle birlikte taşıyacağı değer ile gerçekte bulunduğu (bozuk) durumda taşıdığı değer arasındaki orana göre, satım parasının indirilmesi gerekir. Satım parasının indirimini hesabı şu formülle anlatılabilir (Bkz., Kaneti, age. sh. 61):
ad = Satılanın ayıpsız objektif değeri.
gd = Satılanın ayıplı objektif değeri.
sp = Satım parası.
X = İndirim sonunda satım parasının ineceği miktar.
i = İndirim tutarı.
ad sp gd . sp gd . sp
__ = __ X = _______ i = sp - Xi = sp - ________
gd X ad ad
Örneğin, satılanın ayıpsız objektif değeri 2400, ayıplı objektif değeri 1600 ve satım parası da 1200 olsa; ödenecek miktar
2400 1.200 1200 x 1600
____ = _____ ___________ =
1600 X 2400 800 TL. dir.
İşte alıcının satıcıya ödeyeceği miktar, 800 liradır. Satım parasından indirilecek tutarı bulmak için de satım parasından 1200'den bunun 800'ün çıkarılması gerekir ki sonuç 400 lira olur. Formüle başvurursak:
1600x1200 (i = 1200 - _________) ki indirilecek tutar olarak 400 lira bulunur.
2400
Yargıtay'ın kökleşmiş inançları ile de yukarıda anılan (nisbi metod) benimsenmiş bulunmaktadır. (Örneğin, 3. HD. 29.11.1966 Ta. 7843 E. 7506 K; 9.10.1962 Ta 7285 E., 7573 K; 9.2.1961 Ta. 131 E. 1926 K.).
Bu duruma göre, yukarıda verilen bilgilerin ışığı altında somut (dava konusu) olayda nisbi metod uyarınca, satım parasından indirilmesi gereken tutarı belirlemek üzere uzman bilirkişi ya da bilirkişi kuruluna başvurulmalı ve gerekçeli rapor alınmalı ve böylece saptanacak bu tutar, istemle bağlı kalınarak davacı yararına ödetilmelidir.
5 - Yerel mahkemece, tüm bu yönlerin kaçırılması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 10.11.1980 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy