(818 S. K. m. 31)
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle BK. m. 31/son uyarınca davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacılar, kiracıyı çıkarmak amacı ile ve sonradan geri verilmek üzere taşınmazdan 2/8 payın karşılıksız olarak tapuda davalıya aktardıklarını, böylelikle kiracının kiralanandan çıkarılmasının sağlandığını, ne var ki, geri istendiği halde davalının bu taşınmazın kendisine kiralanması koşuluyla payı geri verebileceğini söylediğini ve bunda direndiğini, bunun üzerine davalı ile kira sözleşmesi yapıldığını ve ondan sonra payın geri verildiğini ileri sürerek korkutma ile yapılan kira sözleşmesinin iptali ile kiralananın boşaltılması için istemde bulunmuşlardır.
Bu duruma göre, dava, korkutma (ikrah) sonucu iradenin sakatlanması nedeniyle kira sözleşmesinin bozulması dileğine ilişkindir. Gerçekte de, iradeyi sakatlayan nedenlerden biriyle yapılmış bir hukuksal işlem, yanılan, aldatılan ya da korkutulan kişiyi bağlamaz. Şu var ki, onay (icazet) verilmesi durumunda, böyle bir hukuksal işlem, sözleşme geçerlilik kazanır. Bir başka deyişle, iradesi sakatlanan kişi bu sözleşme ile bağlı olur. Üstelik, aradan bir yıllık sürenin geçmesiyle sözleşmeye onay (icazet) verilmiş gözüyle bakılacağı, BK. m. 31'de apaçık belirtilmiştir.
Davalının üzerindeki payı 28.9.1977 gününde tapuda davacılara aktardığı ve kira başlangıcının 1.10.1977 olduğu, taraf vekillerinin 16.5.1979 günlü oturumdaki imzalı bildirimleriyle saptanmıştır. Bu dava ise 28.9.1978 gününde açılmıştır. BK. m.31'e göre, 1 yıllık süre, korkunun ortadan kalktığı günden işlemeye başlar. Davalı, üzerindeki payı 28.9.1977'de davacılara aktardığına göre korkutma o günde ortadan kalkmış demektir. Çünkü, davalı, davacılara karşı kullanabileceği başka bir korkutma aracına sahip değildir. Öyleyse, davacılar, 28.9.1977'den başlayarak kira sözleşmesiyle bağlı olmadıklarını korkusuzca, davalıya bildirmek olanağına sahip bulunduğunun kabulü gerekir. Durum böyle olmasına karşın, davacılar, aylarca kira parasını davalıdan almışlardır. Öyle ki, bir yıllık sürenin dolmasına çok az bir zaman kalana değin aylık kiralar davalı tarafından davacılara ödenmiştir. Böylelikle, iradesi sakatlanan davacılar, korkunun ortadan kalkmasından sonra aylarca ve düzenli olarak kira paralarını almakla sözleşmeye onay (icazeti) vermiş bulunmaktadırlar. O nedenle kira sözleşmesi sağlık kazanmıştır. Öyleyse, davacıların, yanlar arasında düzenlenen ve bozulması istenilen kira sözleşmesiyle bağlı olduklarının kabulü gerekir.
Yerel mahkemece, tüm bu yönlerin gözden kaçırılması, usul ve yasaya aykırıdır.
Bu duruma göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün, iki numaralı bent uyarınca, davalı yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy