(6762 S. K. m. 23)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1) Davacı, davalıya satılan bir motor - alternatör - jeneratörün arta kalan satış parası 16.000 liranın ödetilmesi için istemde bulunmuştur. Davalı, sava karşı çıkmış borcu olmadığını savunup davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı yanca temyiz edilmiştir.
2) Dava, satım parasından arta kalanın ödettirilmesi dileğine ilişkindir. Yanlar arasında, sağlandığı gibi konusu taşınır olan bir satış sözleşmesi ilişkisi kurulduğunda uyuşmazlık yoktur. Davacı, satımı doğrulamış parayı ödediğini savunmuştur. Ne var ki, dosya kapsamına göre, davacı satımla ilgili olarak usulünce düzenlediği faturayı davalıya ulaştırmış, TTK. mad. 23/II uyarınca 8 gün içinde bir itiraz ileri sürülmemekle bu fatura kesinlik kazanmış, eş deyişle davalı içeriğini kabul etmiştir. Anılan faturada ise, davalının satış parasından 16.000 lira borcu bulunduğu yazılmıştır. Gerçekte de 16.000 lira borcun gösterilmesi faturanın münderecatında yer almıştır. Öyleyse, süresinde itiraz etmeyen davalının 16.000 lira borcu kaldığını kabul etmiş sayılması, yasanın açık hükmü gereğidir.
Yerel mahkemece, tüm bu yönlerin gözetilmemesi, yasa hükmünün değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (...) 15.09.1981 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy