(2004 S. K. m. 44, 280)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı istihkak ve haczin kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne ve karşılık davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı S.B. avukatınca temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacı, borçlu kardeşinden icra kovuşturmasından önce noter senediyle satın aldığı büro eşyalarına konan haczin kaldırılmasını istemiştir. Davalı, sava karşı koymuş ve karşılık dava olarak satış tasarrufunun iptalini dava etmiştir. Mercice satışın icra kovuşturmasından önce yapılmış olduğu gerekçesiyle, esas davanın kabulüne ve karşılık davanın ise reddine karar verilmiştir.
2- Haciz tutanağına ve dosya içeriğine göre hak ediş (istihkak) davasına konu edilen mallar, işyerinde halen kullanılan büro eşyalarıdır. Bu mallar bürodan çıkarılmadığına ve davacı ile borçlu, haciz sırasında aynı işyerinde bulunduklarına ve işyerinin de çalıştırıldığı anlaşılmasına göre, bir işyerinin devri söz konusu olmaktadır. İşyerinin devri ise İİK. m.44 hükmünce birtakım koşullara bağlıdır. Somut olayda, bu koşulların yerine getirildiği iddia ve ispat edilmiş de değildir. Kaldı ki satış, icra kovuşturmasının dayandığı alacağın doğumundan sonra yapılmış olup, alacaklılardan mal kaçırmayı amaçladığı çok belirgindir. Davacının kardeşi olan borçlunun, bu durumunu bilebilecek kişi olduğu söz götürmez. İİK.m.280 hükmü gereğince, alacaklılardan mal kaçırmayı amaçlayan bu tür tasarruflar batıldır. Öyleyse, esas davanın reddine ve karşılık davanın kabulüne karar verilmelidir.
Mercice bu yönler gözetilmeden, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne ve karşı davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün, gösterilen nedenlerle davalı ve karşılık davacı alacaklı yararına BOZULMASINA, 28.09.1981 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy