(2004 S. K. m. 69, 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü :
Karar: Davacı, davalı tarafından kendisi aleyhine icra takibi yapıldığını itiraz üzerine itirazın muvakkaten kaldırılarak takibin devamına karar verildiğini belirterek, İcra ve İflas Kanununun 72. maddesi gereğince borçlu bulunmadığının tespitine ve vaki muarazanın men'ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın İcra ve İflas Kanununun 69. maddesindeki dava olduğunu ve davacının dava konusu alacağın % 15'i kadar teminat yatırması gerektiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece, % 15 teminat verilen mehle rağmen yatırılmadığından ön şartın gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı- borçlunun itirazı üzerine icra tetkik merciince itirazın muvakkaten kaldırılması kararından sonra bu dava açılmış ise de, davacı - borçlu davasında davalıya borçlu bulunmadığının tespitine ve muarazasının men'ine karar verilmesini istemiş, Dava dilekçesinde davanın menfi tespit davası olduğuda belirtilmiştir.
Borçlunun, itirazın muvakkaten kaldırılması üzerine borçtan kurtulma davası yerine İcra ve İflas Kanununun 72. maddesine dayanan "menfi tespit davası" açmasına yasal bir engel yoktur. Böyle bir durumda 7 gün içinde borçlunun borçtan kurtulma davası açmaması icra takibine etkili olur ve haczin kesinleşmesi sonucunu doğurur.Bu durum borçlunun açtığı menfi tespit davasının görülmesine engel teşkil etmez. Mahkemece yazılı gerekçelerle teminat şartı yerine getirilmediğinden söz edilerek davanın reddi yasaya aykırıdır ve bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, 2.10.1985 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy