(6762 S. K. m. 208) (1086 S. K. m. 38, 39)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı şirketin 4.12.1983 tarihinde haricen düzenlenen protokol senedi ile 600.000 TL. bedel mukabilinde kendisine kamyonunu sattığını ve teslim ettiğini, borçlarını ödemesine rağmen şirketin kesin satış senedi ve faturasını vermediğini belirterek kamyonun mülkiyetinin 4.12.1983 tarihinde kendisine geçtiğinin tespitini istemiştir.
Davalılar şirketin fesh olunduğunu bildirerek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; şirketin tadil sözleşmesine göre 1.6.1985 tarihinde fesholduğu ve dava tarihinde şirketin feshinin gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle husumet yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı şirket, davanın açıldığı tarihte, tayin edilen süresinin geçmiş olması nedeniyle sona ermiş ise de tasfiyenin yapılmadığı, Ticaret Sicili Memurluğundan alınan yazıdan anlaşılmış ve ayrıca davaya katılan şirket ortakları da tasfiyenin yapılmış olduğunu iddia ve ispat etmemişlerdir. Öyleyse Ticaret Kanunu'nun 208. maddesi hükmü gereğince şirketin tüzel kişiliği tasfiye tamamlanıncaya kadar ve esas itibariyle tasfiye gayesiyle devam eder. Tüzel kişilik devam ettiği için şirketin aktif ve pasif dava ehliyeti vardır. Bu yön gözetilerek işin esası incelenecek yerde davanın yazılı gerekçeyle husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması yasaya aykırıdır ve bozmayı gerektirir.
Sonuç: Kararın yukarıda gösterilen nedenle davacı yararına BOZULMASINA, 15.04.1986 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy