(818 S. K. m. 182)
Dava: Taraflar arasındaki aktin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddeni yönelik olarak verilen hükmün süresi içnide taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan 09 AL 325 plakalı traktörü şifahi alım-satım akti ile satın aldığını, 100.000 TL. peşin verdiğini ve bakiyesi için de 1.225.000 TL.lik bono verdiğini, ancak bu traktörün alınışından üç gün sonra arıza yaptığını, temirciye götürdüğünde traktörün motor bloku'nun çatlak olduğunu öğrendiğini, bu gizli ayıbı aynı gün davalıya bildirdiğini, davalının da traktörü geri almayı kabul ettiğini, fakat ödenen para ve senedi iade etmeyip, aksine senedi icraya koyduğunu ileri sürerek akdin feshini, peşin ödenen 100.000 TL.nın istirdadını 1.2250.000 TL.lık bononun iptalini ve %15 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın akdin feshi, senet iptali veya istirdat davası olup olmadığının belli olmadığını, davacının alım-satım işi ile devamlı uğraştığı için kandırılmasının sözkonusu edilmeyeceğini, davacının bu traktörü bu işten anlamayan bir kişiye kullandırdığını ve hor kullanma sonucu arıza meydana geldiğini, motorun yağsız olarak bir hafta kullanılması nedeniyle davacının kusuru ile bu durumun hasıl olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, traktörün 3. bir şahis adına tescilli bulunduğu ve noterde yapılmayan bu satışın gerçersiz olduğu gerekçesiyle 100.000 TL.nın davalıdan alınmasına, ortada geçerli bir akit bulunmadığından fesih yönündeki talebin reddi davacının senet hakkında borçlu olmadığının tespiti yönünden dava açmakta mahtariyetine karar verilmiş, hüküm davalı ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlerle ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2 - Davacının temyizine gelince; mahkeme kararında da açıklandığı gibi satış sözleşmesi noterce tanzim ve tescil edilmediğinden geçersizdir. Mahkemece sözleşmenin geçesizliği tespit edildiğine göre, fesih isteğinin incelenmemesi yerindedir. Ne var ki davacının bu işlem dolayısıyla 1.225.000 TL.lık bono verdiği uyuşmazlık konusu değildir. Davada, bu bononun iptali de dava edilmiştir. Geçersiz sözleşme dolayısıyla davacı verdiğini geri isteyebileceğine göre, davacının takibe konulan 1.225.000 TL.lık bononun iptalini istemeye hakkı vardır. Burada iptal isteği, bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti talebini de kapsar. Mahkemece bu konudaki isteğin yazılı şekilde reddi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3 - Dava dilekçesinde 100.000 TL.nın faiziyle ödetilmesi istenmiştir.
Mahkemece davalıdan alınmasına karar verilen 100.000 TL. için davanın açıldığı 22.10.1986 tarihinden itibaren % 30 temerrüt faizi yürütülmemesi de yasaya uygun görülmemiştir ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan birnolu bente gereğince davalının temyiz itirazlarını reddine, temyiz olunan kararın 2 ve 3 nolu bentlerde yazılı sebeplerden dolayı davacı yararına BOZULMASINA, istek olursa peşin harcı iadesine, 4.2.1988 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy