(818 S. K. m. 259)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, Sanayi Sitesi, 2822. Sokak No: 85/A'daki işyerinde, davalıların kiracısı Yılmaz'ın 15.12.1973 tarihinden beri kiracısı olduğunu, muntazam kira bedellerini ödeyerek, kira aktinin gereklerini yerine getirdiğini, ancak ilk kiracı Yılmaz'ın temerrüdü nedeniyle mahkemeden tahliye kararı alan davalıların, icra memuru marifetiyle tahliye için geldiklerini, bunun üzerine tetkik merciince de aleyhine karar verildiğini ileri sürerek, bu işyerinde kiracı olduğunun tespitini istemiştir.
Davalılar, davacının burada kiracı olduğuna itiraz etmediklerini, ancak kendi kiracılarının Yılmaz isimli şahıs olduğunu, Yılmaz'ın da burayı davacıya kiraya verdiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, dosyaya ibraz edilen ve davalılarca imzalı kira kontratoosu ile bu işyerinin Yılmaz'a 1.1.1983 tarihinden itibaren boş dükkan olarak kiralandığı ve hususi şartlar kısmında da Yılmaz'ın dükkanların her birini ayrı ayrı dilediği şahıslara kiralamaya yetkili olduğu hususunda mutabakata varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanununun 259. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında, ikinci kiracı, birinci kiracıya müsaade edilenden başka bir tarzda kullandığı takdirde; birinci kiracı bundan dolayı kiralayana karşı mesul olur. Kiralayan, ikinci kiracıyı bu hususa riayet ettirmeye salahiyettardır hükmü yer almıştır. Yasanın bu maddesinden de anlaşıldığı üzere, kiracının kiralananı tekrar üçüncü bir kişiye kiraya vermesiyle, kiralayanla arasındaki kira akti sona ermemektedir. Kiracının tekrar kiralamasına rağmen, kira ilişkisi olduğu gibi devam eder. Olayda davacı alt kiracıdır ve kiraları ilk kiracıya ödediğini kendi edimini yerine getirdiğini, ilk kiracının temerrüdü nedeniyle tahliye kararı alınmasının, kendisine etkili olamayacağını savunmuş ise de, ikinci kiracı kiralananı birinci kiracıya müsaade edilenden başkaca kullanamayacağına göre, ilk kiracıya karşı tahliye kararı alınmakla, ikinci kiracı durumundaki davacının da burada şagil duruma düşmüş sayılması gerekir ve tahliye kararı ile kiralanandan çıkarılması yasa gereğidir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulü bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin harcın iadesine, 28.03.1989 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy