(3065 S. K. m. 8, 9)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, kiracısı oldukları davalı H... . Belediye'sine ait otel ve kaplıcalardaki kendilerine ait döşeme demirbaş ve mefruşatı davalı Belediye'ye 34 milyon liraya sattıklarını, satış bedeli 12.1.1986 tarihli sözleşme gereğince ödenmekte ise de, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince alıcı Belediye tarafından ödenmesi gereken % 10 miktarındaki KDV. Maliye'ce 25.2.1986 tarihinde kendileri adına tahakkuk ettirildiğinden ve davalı ihtara rağmen bu parayı ödemediğinden dolayı 3.400.000 lira katma değer vergisinin gecikme zammını ve vergi cezaları ile birlikte davalı Belediyeden tahsilini istemişlerdir.
Davalı; satın aldıkları demirbaş eşyanın KDV.'ye tabi olmadığını, davacılar tarafından ibraz edilen 15.1.1986 tarihli 34 milyon lira satış bedelli ve 3.400.000 lira KDV. olmak üzere toplam 37.400.000 liralık faturanın, taraflar arasındaki 12.1.1986 tarihli sözleşmeden ve 34 milyon lira satış bedeli ödendikten sonra tek taraflı olarak düzenlendiğini, bu nedenle faturanın kendilerini bağlamayacağını, satış sözleşmesinde KDV. ile ilgili herhangi bir husus bulunmadığını, sözleşmede satış bedeli 34 milyon lira olarak gösterildiği için KDV.'nin satış parasına dahil olduğunu, davacıların maliyeye KDV. ödemediklerini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; 3.400.000 TL. nin davalıdan tahsiline, gecikme zammının ve vergi cezasına ilişkin isteğin reddine karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 3065 sayılı Yasaya göre katma değer vergisinin mükellefi ve sorumlusu malı teslim eden veya hizmeti gören kişidir (madde 8 ve 9). Alıcı veya müşteri bu verginin mükellefi veya sorumlusu değildir. Satıcı, Maliye'ye ödediği veya ödeyeceği katma değer vergisini alıcı adına değil, kendi adına ödemektedir ve bu nedenle ödediği vergiden dolayı alıcıya rücu edemez. Ancak, satış sırasında ve paranın ödenmesinden önce düzenlenen belgede KDV. nin satış bedelinden ayrı olarak gösterilmesi ve alıcının da kabul etmesi halinde satıcı bu vergiyi alıcıdan satış bedeli ile birlikte ayrıca tahsil edebilir. Fakat satıştan ve satış bedelinin ödenmesinden sonra, satıcının kendilerinin sorumlu olduğu KDV. yi Maliye'ye ödemiş olmasından dolayı alıcıya rücu edemez. Çünkü alıcının Maliye'ye karşı böyle bir vergi borcu bulunmamaktadır. Davacı satıcılar Maliye'ye kendi vergi borçlarını ödemiş olmaktadırlar. Bu vergiyi ancak satış sırasında ve satış parası ödenmeden hesap ederek alıcıdan tahsil edebilir. Alıcı bunu kabul etmezse satıcı malını satmayabilir. Aksi halde, yani satış bedelini tahsil ederken ayrıca KDV.'yi talep etmemişse, sonradan bu vergiyi alıcıdan talep edemez.
Dosya içindeki 12.1.1986 tarihli devir ve satış sözleşmesinde satış konusu eşyaların bu tarihte Belediye'ye devir ve teslim edildiği ve 34 milyon lira satış bedelinin işletmeye ait bir kısım borçlar ve vergiler tenzil edildikten sonra davacıların her birisine ne şekilde ödendiği ve ödeneceği gösterilmiştir. Bu sözleşmeden üç gün sonra 15.1.1986 tarihinde davacıların düzenlediği faturada satış bedeli 34 milyon liradan ayrı olarak 3.400.000 lira KDV. gösterilmiştir. Davalı Belediye bu faturayı davacıların sonradan kendiliklerinden düzenlediklerini bildirerek kabul etmemiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede satış bedelinden ayrı olarak alıcı Belediye'nin KDV.'yi de davacılara ödeyeceğine dair herhangi bir kayıt yoktur. Bu durumda davacıların mahkemeye ibraz ettikleri fatura davalıya tebliğ edilmemişse davalıyı bağlamaz ve KDV. ödeme borcu altına sokmaz. Şayet bu fatura davalıya tebliğ edilmiş ve davalı yasal süresi içinde faturaya itiraz etmemişse ancak o takdirde davalı faturada yazılı KDV.'yi davacılara ödemekle sorumlu tutulabilir.
Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan ve gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı olduğu şekilde davalının KDV. ile sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olduğundan hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacıların temyiz itirazlarının reddine, kararın ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, istek olursa peşin harcın iadesine,11.04.1989 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy