(818 S. K. m. 41, 60)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, Ayvalık Altınova mevkiinde trafik kazasında yaralanan Stefan Bernhard ın Münih eyaleti Emniyet Müdürlüğünde komiser olarak görevli olduğunu, kurum işçisine çeşitli tarihlerde tedavi ve çalışamaması nedeniyle, iş göremezlik parası olarak çeşitli tarihlerde 4.714.671 TL. ödediğini, bu meblağın 6/8 kusur oranına tekabül eden 3.536.003 TL.nin kaza tarihinden itibaren davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davacının yabancı olduğunu bu nedenle teminat yatırmadan bu davayı açamayacağını, ayrıca BK.41 ve ilgili maddeleri gereği zamanaşımı süresinin geçtiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 2.357.335 TL.nin olayın meydana geldiği 27.4.1986 tarihinden itibaren % 30 faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde, kazaya maruz kalan ve alacağını temlik eden Alman uyruklu Stefan Bernhard ın, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinden dolayı, yapılan yardımların davalıdan tahsili istenmiştir. Bu durumda kazaya uğrayanın davalıdan talep edebileceği miktardan fazlasına hükmedilemez. Davalı, Almancadan tercüme edilen belgelerdeki miktarlara itiraz etmiştir. Öncelikle, davacının geçici iş göremezlik için ne miktar ve tedavi giderleri için ne miktar para talep ettiği davacıya açıklattırılmalıdır. Bundan sonra, kazaya uğrayanın yaralanmasının niteliği ve derecesine göre, o tarihte normal tedavi giderlerinin neden ibaret olabileceğinin, bu işlerden anlayan uzman bilirkişiye incelettirilmesi gerekir. Özellikle kazadan sonra ilgili,Türkiye de Hastane de yatmış ve kesin rapor verilerek taburcu edilmiş ve ondan sonra Almanya ya gitmiş bulunduğuna göre, Türkiye deki tedavi dışında ayrıca Almanya da bir tedavisinin gerekip, gerekmediği, gerekiyorsa tıbbi verilere göre, o tarihte zorunlu olarak, ne miktar tedavi gideri yapılması gerektiği yönleri bilirkişi raporunda açıklanmalıdır.
Öte yandan, kazaya uğrayanın işten kalma süresine ve mesleğine göre o tarihte ne miktar kazanç kaybına uğradığı dahi, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilmelidir. Bundan sonra, davacının talep ettiği miktarı geçmemek üzere tarafların kusur dereceleri de nazara alınarak hüküm kurulmalıdır.
Mahkemenin bu yönlerden hiç bir inceleme ve araştırma yapmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenle davalı yararına (BOZULMASINA), 31.3.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy