(1086 S. K. m. 289, 290, 293)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Ö.D. gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü.
Davacı, dava dışı S.K., davalı ve kendisinin birlikte biçer döver satın aldıklarını, aralarındaki ortaklık devam ettiği halde icra tehdidinden kurtulmak için muvazaalı satış sözleşmesi hazırladıklarını, sözleşmenin müzayaka halinde verildiğini, ayrıca daha sonra yırtılacağı vaadiyle davalının hilesinin oluştuğunu öne sürerek biçer döver üzerinde 1/3 mülkiyet hakkının bulunduğunun tesbiti ile davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya ait hissenin gerçekten satıldığını savunmuş, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı yanca temyiz olunmuştur.
Davacının ortaklıktaki payını davalıya yazılı bir sözleşme ile devrettiği uyuşmazlık konusu değildir. Ne var ki davacı, bunu aleyhinde yapılan takiplerden kurtulmak amacıyla muvazaalı düzenlendiği iddiasıyla iptalini istemiştir. Taraf muvazaası tanıkla ispat edilemez. Öte yandan usulün 290'ncı maddesine göre senede karşı ileri sürülecek her türlü iddia ve savunmanın yazılı belge ile isbatı gerekir. Davacı tarafından ileri sürülen maddi olgular hile niteliğinde olmadığı için yine usulün 293/5 fıkrasının uygulanması da mümkün değildir. Davalının usulün 289. maddesi anlamında tanık dinlenmesine muvafakati olduğu da belirlenmemiştir. Bu durumda dinlenen tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulması usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. Davacı yemin hakkı da kullanmadığından yasal delillerle kanıtlanmayan davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına bozulmasına, istek halinde peşin harcın iadesine, 100.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 07.12.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy