(818 S. K. m. 62)
Dava: Taraflar arasındaki tespit - istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı mülkiyeti kendisine ait İnönü Cad. No:250 daire 3 İzmir adresindeki evde Cemil Sabuncu isminde kiracının kaçak su kullanmasından dolayı tahakkuk ettirilen 17.094.000 T1. cezalı su borcunun davalı tarafından suyun kesileceğine yönelik baskıları sonucu taksitlerle ve ihtirazı kayıt altında ödemek zorunda bırakıldığını öne sürerek üçüncü kişinin suç teşkil eden fiili nedeni ile doğan ceza borcundan sorumlu olamayacağına ödediği paranın istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı 360236 numara ile su abonesinin Fatma Yılmaz olduğunu, 8.6.1992 tarihinde sayacı söküldükten sonra direkt su kullanıldığı tespit edilmesi üzerine tarifeler yönetmenliğinin 35inci maddesine istinaden 17.094.000 TL. su parası tahakkuk ettirildiğini yapılan işlemin yerinde olduğunu savunmuş davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece suyun kullanıldığı taşınmazın maliki olan davacının kiracısının su borcunu ödemekle yükümlü olduğu, Abonenin bir başka kişi olmasının dahi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı aksinin düşünülmesi halinde kamu görevinin sağlıklı yürümesinin mümkün olmayacağı kabul edilmiş davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Öncelikle dosyadaki bilgi ve belgeler ışığında maddi olguların belirlenmesi gerekir. Davalı idare ile su abonman sözleşmesi dava dışı Fatma Yılmaz isimli kişiyle yapılmış ve halen de bu sözleşme hukuken yürürlüktedir. Davacı taşınmazın maliki olup kaçak su kullanan kişi davacının kiracısı Cemil Sabuncu'dur. Dava konusu yapılan su parası davalı idarenin akidi Fatma Yılmaz'la yapılmış 360236 nolu abone sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Hemen belirtelim ki tahakkuk ettirilen su parası abonenin 8.6.1992 tarihinde sayacının sökülmesinden sonra kiracı Cemil Sabuncu'nun direkt su kullanması nedeni ile oluşmuştur. Diğer bir anlatımla anılan su parası kiracı Cemil Sabuncu'nun haksız fiilinden kaynaklanmaktadır. Maddi olguların bu şekilde belirlenmesinden sonra uyuşmazlığa uygulanması gereken yasal dayanakların açıklanmasına sıra gelmiştir.
Her sözleşme kural olarak yalnız kendi tarafları için haklar ve borçlar doğurur. Bu kurala sözleşmelerin nispiliği denmektedir. Borçlar Hukukuna hakim olan temel ilke sözleşmelerin nispi hüküm doğurmasıdır. Abone Fatma Yılmaz'ın veya haksız fiil, fail Cemil Sabuncu'nun borcunu davacının üstlendiği veya ona katıldığı savunulmamış ve ispat da edilmemiştir. Borç ilişkisinden doğan alacağın ileri sürülmesi borçluya haksız fiil nedeni ile oluşan zararın gideriminde haksız fiil failine karşı olur ve üçüncü kişiler için hüküm doğurmaz. Davacının kısmi ödemeleri rızaya dayanmamaktadır. O nedenle olayda BK. 62'nin uygulanması için delillerin mevcut olmadığı çok açıktır. Davacı belli bir amacın sağlanması için zorla ödetme durumunda bırakıldığından isteğin hüküm altına alınması gerekir.
Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.12.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy