(1086 S. K. m. 427) (3533 S. K. m. 4) (3836 S. K. m. 3)
Dava: Davacı T.C. Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü vekili avukat G. Özüdoğru tarafından davalı Kartal Belediye Başkanlığı aleyhine açılan alacak davasının Kartal 2. Asliye Hukuk Hakimliğince, hakem sıfatı ile "anlaşmazlık hakkında mahkemece (Hakemce) bir karar verilmesi gereği bulunmadığına" dair verilen kararın davacı idarenin itirazı üzerine bu itirazında reddedilerek kararın kesinleştiği ve daha sonrada Adalet Bakanlığının kararın kanun yararına bozulmasını Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından talep etmesi ve Cumhuriyet Başsavcılığının da aynı istemde evrakı Dairemize göndermesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 31.3.1986 tarihinde akdedilen anlaşma gereğince masrafları davalıya ait olmak üzere Haydarpaşa - Ankara Hattı KM. 20-309'da betonarme geçidi yapılmasına karar verildiğini ihtiyar ettikleri 65.668.118 TL. masraftan ancak 12.120.000 TL. sının ödendiğini öne sürerek kalan 53.548.118 TL. sının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir. 3533 sayılı Yasanın 4 ncü maddesince Hakem Mahkemesi sıfatıyla davaya bakan Kartal Asliye Hukuk Mahkemesi:
11 Temmuz 1992 gününde yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarının birbirlerine olan Borçlarının tahkimi hakkında 3836 Sayılı Kanunun 3.üncü maddesince taraflar arasındaki Tahkime Tabi tutularak borç ve alacakları nitelikleri itibariyle değerlendirmeye ve uygulama konusunda doğacak sorumlulukları çözmeye Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu bakanın yetkili kılındığına dayanarak dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurmuştur.
Davacı İdarenin, 3533 sayılı Yasanın 6ıncı maddesine uygun itirazı da reddedilmiş, karar kesinleşmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 3836 sayılı yasanın mahkemece yanlış yorumlandığı uyuşmazlığın anılan yasa hükümlerine tabi olmadığı davaya bakmaya hakem mahkemesinin görevli olduğu savıyla HUMK. nun 427/6 maddesi uyarınca kanun yararına hükmün bozulması istenmiştir.
Öncelikle (Hakimler tarafından mecburi hakem sıfatıyla) verilen hükümlere karşı da Cumhuriyet Başsavcısının Kanun yararına temyiz hakkı bulunup bulunmadığı üzerinde durulmuştur. HUMK. nun 427. maddesinin 6 ıncı fıkrasında Hükümler denilmek suretiyle bir ayrım yapılmamıştır. Dahası bu temyiz istisnai ve kendine özgü temyiz yolu olup asıl anlam ve amacı yasaların yurdun her yerinde aynı şekilde uygulanmasını sağlamak böylece, ilerdeki uygulamalarda bu yolda yanlışa düşme olanağı önlenip mahkemelerin dikkatinin çekilmesinden ibarettir. İşte müessesenin açıklanan bu kabul amacı da göz önünde tutulduğunun da 3533 sayılı Kanuna göre verilen hükümlere karşıda Cumhuriyet Başsavcısının Kanun yararına temyiz hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Bundan sonra işin esasının incelenmesine sıra gelmiştir.
Hemen belirtelim ki anılan yasa hükümlerinin uygulanma alanı bu yasadaki tüm kurum ve kuruluşların birbirlerine karşı ancak ihtilaflı olmayan, kesin borç ve alacaklar hakkındadır. Az yukarda belirtilen yasa ve genelge hükümleri dikkatlice yorumlandığında, yasa koruyucunun amacı bu doğrultuda olduğunda kuşku ve duraksama olmayacak şekilde açıklık vardır. Oysa sav, savunma dosya içindeki belgelere göre uyuşmazlık konusu alacağın taraflar arasında önceden kesinleşip belirlenmediği diğer bir anlatımla çekişmeli ve yargılamaya muhtaç olduğu görülmektedir. Şu durum karşısında uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken 3836 sayılı yasa hükümlerinin yorumunda hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle HUMK. nun 427. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına verilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 01.02.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy