(818 S. K. m. 101, 106, 107)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, M. Fergusan marka 1969, 06 .. 521 plaka nolu zirai tip traktörünü Ankara Gölbaşı Noterliğince 18 Nisan 1989 tarih 3268 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde yapılan sözleşme ile davalıya sattığını, satış parası karşılığı verilen 11.000.000 TL. sı 15.9.1989 vadeli borç senedini davalının ödemediğini öne sürerek sözleşmenin feshine aracın iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 11.000.000 TL. borcun 4.000.000 TL. sını ödediğini kalan bölümü için yeni bir vade tanınarak faiz ve masraflarda katılmak suretiyle vadesi 15.1.1991 olan 1.7.1989 tanzim tarihli 32.000.000 TL meblağlı senedi davacıya verdiğini, davacının bu alacağı Ankara 25.inci İcra Müdürlüğünün 1991/562 esas nolu icra takip dosyası ile takibe koyduğunu 25.000.000 TL. sını ödediğini bu aşamada akdin feshinin istenemeyeceğini savunmuş davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 32.000.000 TL. borcun Traktör satışından kaynaklandığını davalının ispat edemediği, Traktör satışı ile ilgili borcun da ödenmediği kabul edilmiş satım sözleşmesinin feshine, araç mülkiyetinin sözleşmenin yapıldığı tarihten önceki durumuna getirilmesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Satım konusu Traktörün 11.000.000 TL kararlaştırılan satış parasının 14.4.1989 tarihinde düzenlenen senede bağlandığı vadenin de 15.8.1989 günü olduğunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı gibi mahkemenin kabulü de bu doğrultudadır.
Tam iki yanlı (karşılıklı) sözleşmelerde borçlu temerrüdü durumunda, alacaklıya, BK. Md. 106 ile seçimlik yetki tanınmıştır. Satımın tam iki yanlı bir sözleşme olduğunda kuşku ve duraksamaya yer olmamalıdır. Gerçekte de, BK.nun 106 maddesine göre karşılıklı taahhütleri havi olan bir akitte, taraflardan biri mütemerrit olduğu takdirde, diğeri borcun ifası için münasip bir mehil tayin edip mütemerrit borçluya bildirir ve bu mehil zarfında borç ifa edilmezse maddenin 2.inci fıkrasında yazılı seçimlik haklarından biri kullanılabilir. Şöyle ki; davacı, ya aynen ifa ve buna ek olarak gecikme tazminatı ister ya da bundan vazgeçerek borcun yerine getirilmemesinden doğan zararını ister yahut ta sözleşmeyi derhal feshederek (dönerek) bundan doğan olumsuz zararını dava yoluyla isteyebilir. BK.nun 107. maddesinin 3.üncü bendine göre de sözleşmede edimin belirli bir vadede veya süre içinde ifası gerektiği öngörülmüş ise 106. maddede yazılı mehil tayinine gerek yoktur.
Somut olayda; satış parası karşılığı bonodaki vade muayyen olduğu için ek süre verilmesine gerek yoktur. (BK. m. 2, BK. m. 107/3; 76; 101/2) Bu durumda davacı BK. m. 106. ve 107/3 maddelerine dayanarak satış sözleşmesini fesih edebilir. (sözleşmeden dönebilir) Ne var ki, bu bağlamda BK. 106/2. hükmü devreye gireceği için bunun göz ardı edilmemesi gerekir. Daha açık izah edilirse; BK. 107/3 maddesinde yazılı koşulun varlığı nedeni ile davalıya İfa İçin ek süre tanınmasına gerek yok ise de Fesih bildirimi BK. m. 106/2 hükmünce yine Derhal yapılması zorunludur. Oysa olayda; borcun vadesi 15.8.1989 tarihinden dava tarihli 13.5.1992 gününe kadar davacının bir fesih ihtarı olmadığı çok açıktır. O halde, davacı, davalının satış bedelini ödemede temerrüde düştükten sonra, yani 15.8.1989 tarihinden itibaren bir ek süre tayin etmeden ve üç yılı aşkın bir zaman içinde suskun kaldıktan sonra 13.5.1992 tarihinde dava açmasına göre davacının sözleşmeyi feshe hakkı bulunmadığı mahkemece kabul edilmeli davanın reddine karar verilmelidir.
Anılan yasa maddeleri göz ardı edilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usule ve yasaya aykırıdır bozma nedenidir.
Sonuç: İkinci bent dışında kalan temyiz itirazlarının birinci bent gereğince reddine, Yerel Mahkeme Kararının ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy