(818 S. K. m. 248, 258)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı kiracı, 1993 yılı kira parasının eksik ödendiğinden bahis ile davalının aleyhine icra takibi yaptığını icra dosyasına 45.390.000 TL. yatırmak zorunda kaldığını oysaki 1993 yılı kira parasını eksiksiz ödemiş olduğunu beyanla borçlu olmadığının tespitine icra dosyasına yatırdığı bedelin istirdadına % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı kesinleşen mahkeme kararında uyarlanan kira parasının net kira olduğunu buna göre davacının yaptığı ödemenin eksik bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının, 1.1.1988 başlangıç tarihli 12 yıl süreli kira sözleşmesindeki kira bedelinin değişen koşullara göre tespiti istemiyle açtığı davanın Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1992/94-1124 sayılı kararıyla 1.1.1992 tarihinden geçerli olmak üzere yıllık 198.000.000 TL.na uyarlandığı ve bu şekliyle kesinleştiği taraflar arasındaki uyuşmazlığın anılan mahkeme kararında belirtilen bu bedelin brüt veya net olup olmadığında toplandığı iddia savunma ve dosyadaki bilgilerden anlaşılmaktadır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre mal ve hakların kiraya verilmesiyle elde edilen gelirden alınması gereken gelir vergisinin mükellefi kiraya veren olup, kiracı ise yasada yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden belirli oranda ve kiraya verenin gelir vergisine mahsuben (spotaj) yapmak ve maliyeye yatırmak zorunda bulunan şahıstır. Yasadaki bu düzenleme tarzına göre kısa gelirinden ödenmesi gereken verginin kira bedeli içinde olduğunda kuşku duyulmamalıdır.
Nitekim taraflar yasadaki bu düzenlemenin aksine kira sözleşmesindeki kira bedelinin net kira olduğunu değişik bir anlatımla kira bedeli içinde vergilerin bulunmadığını kararlaştırmışlardır. Ne var ki davalı kiralayan kira bedelinin günün değişen koşullarına göre yıllık net 300.000.000 TL. olması için brüt 379.747.000 TL.na uyarlanması istemiyle dava açmış, bu dava kısmen kabul edilerek yıllık kira 198.000.000 TL. uyarlanmıştır. Kesinleşen bu kararın gerekçe ve hüküm bölümünde uyarlanan kira parasının brüt veya net olduğuna dair açıklama bulunmadığına göre bu kararla kira sözleşmesindeki kiranın net olduğuna dair hükmünün değiştirildiğinin ve Gelir Vergisi Yasası'ndaki düzenlemeye uygun olarak uyarlanan kira parasının brüt kira olarak saptandığının kabulü gerekir.
Öte yandan uyarlama dava dosyasında hükme esas alınan bilirkişi kurulunca düzenlenen 30.11.1992 günlü ek raporda tespit edilen yıllık 198.000.000 TL. bedelin "kira parasının vergi tevkifatı (spotaj) gibi vergilere ilişkin kesintiler göz önünde tutulmaksızın tespiti zorunlu olur" şeklindeki 3.H.D.nin 21.11.1989 günlü kararı'na uygun olarak belirlediği bildirilmiştir. Bu bildirim dahi uyarlanan kira parasının brüt kira parası olduğunu açıkça göstermektedir. Mahkemece ek rapordaki açıklamalar ile 3.H.D.nin anılan kararına yanlış anlam verilerek uyarlanan kira parasının net kira parası olduğunun kabul edilmesi dahi dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş 1.1.1992 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yıllık 198.000.000 TL.na uyarlanan kira parasının içinde kiraya verenin mükellefi olup kiracının yasal olarak tevkifat yapmak zorunda olduğu vergilerin de bulunduğu benimsenerek 1993 yılı için davalıya ödenmesi gereken net kira parasından dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece az yukarıda açıklanan hususlar göz ardı edilip yazılı gerekçelerle davanın reddine karar vermesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına (BOZULMASINA), 20.10.1994 tarihide oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy