(818 S. K. m. 392)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat A Günaydın gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşuldu:
Karar: Davacılar, ortaklaşa miras bırakanları D. Ayhan adına tapuda kayıtlı üç parça taşınmazın Karayolları Genel Müdürlüğünce kamulaştırıldığını kamulaştırma parasını miras bırakanın vekili davalının tahsil ettiğini, müvekkili D. vermediğini, kendilerine sadece 10.000.000 TL. verdiğini, bakiyesinin tahsili için yapılan icra takibine davalının itirazda bulunduğunu öne sürerek vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, vekaleten aldığı kamulaştırma parasını vekil eden annesine belge karşılığında ve tanıklar önünde verdiğini, borcu dolmadığını savunmuş davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
BK. Md. 392 uyarınca vekil müvekkilin talebi üzerine yapmış olduğu işin hesabını vermeye, her ne nam ile olursa olsun almış olduğu şeyi müvekkile tediye ile yükümlüdür. O nedenle dava hukuksal nitelikçe vekil eden miras bırakanın yasal halefi olan ve mirasçılarının B.K.nun 392 maddesine dayanarak vekilden hesap istemelerine ilişkindir. Bolu 2. Noterliğinin 31.7.1990 tarih ve 17989 yevmiye sayılı davalıya verilen vekaletname ile vekil eden miras bırakana ait 84.410.000 TL. kamulaştırma bedelini 27.9.1990 tarihinde davalının aldığı uyuşmazlık konusu değildir. Davalı aldığı bu parayı miras bırakana ödediğini, karşılığında 3.10.1990 tarihli bir belge aldığını savunmuş ve savunmasını bu belgeye dayandırmıştır. Anılan belge iki tanık ile parmak izini ihtiva etmektedir. Belge bu şekli ile usulün 297. maddesine uygun şekilde düzenlenmediği için miras bırakanı ve halefleri davacıları hukuken bağlamaz ve yasal bir belge olarak kabul edilemez. Mahkemece hasta yatan miras bırakanın yatağının altından 10.000.000 TL. nın davacılardan Esat Ayhan'a verildiği, böylece kamulaştırma parasının miras bırakana ödenmiş olduğu ve miras bırakanın bir yıl sonra öldüğü ve bu süre içerisinde de kamulaştırma parasını davalının ödemediği şeklinde bir yakınmada bulunmadığını, böylece davalı tarafından kamulaştırma parasının tamamı miras bırakana ödenmiş olacağı şeklinde varsayımla davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtelim ki 5 yıllık zamanaşımına tabi olan vekalet ilişkisinde vekil edenin bir yıl gibi bir süre hesap istemeyişi davacıların talep haklarını ortadan kaldırmaz. Dinlenen tanıklar sadece miras bırakanın yatağının altından davalının karısı tarafından on milyon lira alınıp verildiğini beyan etmişlerdir. Başkaca bir görgü ve bulguya ilişkin somut hükme esas tutulacak sağlıklı bir bilgi verememişlerdir. Diğer bir anlatımla tanıklar davalının aldığı 84.410.000 TL. kamulaştırma parasını miras bırakana tümüyle ödediğine ilişkin hiç bir bilgi ve görgü ortaya koyamamışlardır. Davalı vekil az yukarıda açıklanan yasal sorumluluğu karşısında kamulaştırma parasının tamamını vekil edene ödediğini ispatla yükümlüdür. Davalı vekil eden miras bırakana karşı tamamen hesap verdiğini yeterli delillerle kanıtlayamamıştır. Gerçekte de burada esas çözümlenmesi ve kanıtlanması gereken sorun davalının aldığı parayı eksiksiz miras bırakana verdiğini kanıtlamasında toplanmaktadır. Toplanan deliller davalının bu yükümünü ifa ettiğini ortaya koyamamıştır. Mahkemece varsayımlara dayanılarak delillerin takdirinde hataya düşülerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır, bozma nedenidir.
Hal böyle olunca Mahkemece davanın kabulüne karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 250.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.11.1994 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy