(818 S. K. m. 83, 213) (743 S. K. m. 634) (2644 S. K. m. 26) (1512 S. K. m. 60) (3095 S. K. m. 4/A, Geç. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmasız ve davalı avukatınca da duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Karar: Davacı, davalıdan 22.000 DM. ödeyerek daire satın aldığını, dairenin teslim edildiğini ancak tapusunun verilmediğini ve tapuda devir imkanının da kalmadığını beyanla satış bedeli olarak ödediği 22.000 DM.ın ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsilini istemiştir.
Davalı, dairenin davacıya teslim edildiğini ancak satış parasının tamamı ödenmediği için tapusunun verilmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ödeme tarihindeki kur üzerinden hesap edilen 24.637.650 TL.nin 18.5.1989 tarihinden itibaren 30 yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle 23.11.1990 tarihinde yürürlüğe giren 3678 sayılı kanunun 29. maddesiyle B.K.nun 83. maddesine bir fıkra eklenerek yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklının bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk Parası ile ödenmesini istiyebileceğine, bu hüküm yabancı para borcunun aynen ödenmesi şart edilmeyen sözleşmeler hakkında getirilmiş bir hüküm bulunmasına ne varki aynı kanunun geçici 1. maddesi gereğince 23.11.1990 tarihinden önceki ilişkilerden doğan ve o tarihte görülmekte olan davalar hakkında uygulanamayacağına taraflar arasındaki satım sözleşmelerinin ise bu tarihten evvel vucut bulduğunun anlaşılmasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3- 23.11.1990 tarihinde yürürlüğe giren 2678 sayılı yasanın 30. maddesi ile 3095 sayılı faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanunun 4. maddesinden sonra gelmek üzere 4/a maddesine eklenerek sözleşmede daha yüksek akdi ve gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde yabancı para borcunun faizinde devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı getirilmiş ise de aynı kanunun geçici 1. maddesi gereğince bu hükmün 23.10.1991 tarihinden önceki ilişkilerden doğan ve halen görülmekte olan yabancı para ve faiz alacaklarına ilişkin davalarda uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle bu davada yabancı paranın temerrüt faizine hükmedilemez. Mahkemece bu nedenle ayrıca faize hükmedilmesi bozma nedenidir.
Davalı yargılamada taşınmazı davacıya teslim ettiğini ısrarla savunmuştur. Taraflar arasında tapulu taşınmazın mülkiyetinin geçirilmesini amaçlayan sözleşme Resmi biçimde düzenlenmediği için geçersizdir. (MK. Md. 634, BK. Md. 234, Tapu K. Md. 26, Noterlik Kanunu 60/3) Geçersiz sözleşme çözülürken mahkemece davalının aldığı satış parasının iadesine karar verilmesi sırasında davacının da elinde bulundurduğu taşınmazı davalıya aynı anda ve zamanda iade etmesi gerekir. O nedenle tarafların delillerine göre taşınmazın davacı elinde olup olmadığı belirlenmeli az yukarıda açıklanan kural gereği bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemenin açıklanan yönleri gözden kaçırması sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Birinci bent gereğince davacının tüm, ikinci bent gereğince davalının temyiz itirazlarının bir bölümünün reddine ikinci bentteki diğer açıklamalar altında Mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin harcın iadesine, 28.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy