(818 S. K. m. 117) (1086 S. K. m. 519)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat C. Oğuz ile davalı vekili avukat A. R. Uca'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Ankara 30. Noterliğinden düzenlenen sözleşme ile Kars - Iğdır ovası arazi tesviye işi için davalı ile 26.1.1989 tarihinde ortak girişim (Joint Venture) yaparak Köy Hizmetleri 10.uncu Bölge Müdürlüğünün açtığı ihaleyi kazandıklarını, İdareye verdikleri ortak girişim beyannamesinde işin bitimine kadar kendi aralarında iflas ve ölüm sebepleri dışında herhangi bir sebeple ortaklıktan ayrılmamayı özellikle kabul ve taahhüt ettiklerini sonradan 14.6.1991 tarihli sözleşmeyle, aldıkları işin tüm hak ve yükümlülükleriyle davacıya devredilip ortak girişime son verildiğini, ne var ki İdarenin işin devrini kabullenmediğini bu durumda sözleşmenin ifasının B.K. Md. 117 gereğince mümkün olmaması nedeni ile sözleşmedeki taahhüt ettikleri borçların sakıt olduğunu öne sürerek 14.6.1991 tarihli sözleşmenin batıl olduğuna karar verilmesini istemiştir.
Davalı, geçersizliğinin tespiti istenilen sözleşmenin 13.üncü maddesinde, sözleşmeden doğacak ihtilafların tahkim usulüne göre çözümleneceğinin hüküm altına alındığı Hakem Heyetine 12.5.1993 tarihinde dava açıldığını ve karar verildiğini hükmün de kesinleştiğini ayrıca diğer hakların tahsili yönünden de Hakemde davanın açılması için Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde girişimlerde bulunduklarını davanın Hakemlerde görülmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davaya tahkim usulünce bakılması gerektiği kabul edilmiş görevsizlik kararı verilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava hukuksal nitelikçe, tahkim şartını içeren 14.6.1991 günlü sözleşmenin imkansızlık nedeni ile batıl ve bundan doğan ediminde sakıt olduğuna karar verilmesi istemine ilişkindir. Gerek Tahkim sözleşmesinin geçersizliği gerekse asıl sözleşmenin geçersizliği Genel Mahkemelerde görülür. Bu nitelikteki davalar tahkim usulü ile Hakemlerce görülemezler. O nedenle Mahkemenin asıl sözleşmenin hükümsüzlüğü istemini kapsayan bu davanın Hakem Şartına dayanarak Hakemlerce görülmesini kabul edip görevsizlik kararı vermesi usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. Kaldı ki dava Hakemlere açılmış olsa dahi dava niteliği ve özelliği itibariyle tahkim şartının kapsamına girmediğinden usulün 519.uncu maddesince Hakem Kurulunun tarafa Mahkemeye başvurması için önel vermesi ve açılacak davayı bekletici sorun kabul etmesi gerekir.
Öte yandan 24.12.1992 tarihli Hakem Kararı az yukarıda açıklananlar karşısında sözleşmenin hükümsüzlüğüne dair açılan bu dava için kesin hüküm oluşturmaz. Görev konusunun kesin hüküm teşkil etmeyeceği kökleşmiş Yargıtay inançlarındandır.
Şu durum karşısında mahkemece işin esasına girilmeli tarafların delil ve karşı delilleri toplanmalı hasıl olacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, 750.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy