(2762 S. K. m. 29) (743 S. K. m. 764, 803) (4721 S. K. m. 849, 888)
Dava: Taraflar arasındaki taviz bedelinin tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Ümraniye Sultan Çiftliği köyü civarı mevkiinde 3 pafta, 9 parsel, 4010 m2 alanında üzerinde Atik Valide Sultan Vakfı şerhi bulunan taşınmazı satın aldığını takyidatın kaldırılması için 10.693.000 TL taviz bedeli ödediğini daha sonra açılan şuf'a davası sonunda taşınmazı davalının satın aldığını, taviz bedelini ödediği için satış parasına katılmadığını böylece davalının haksız zenginleştiğini öne sürerek ödediği 10.693.000 TL. taviz bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taviz bedelinin şufalı payın eski maliki olan davacının akidi M. Tezsöz'den istenebileceğini savunmuş, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taviz bedelinin hukuki niteliği itibariyle yasal ipotek karşılığı olduğu, o nedenle ipoteğin taşınmazı takip edeceği satın alan kişinin taşınmazı bu haliyle satın almak zorunda olduğu kabul edilmiş 10.695.000 TL. taviz bedelinin davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taviz bedeli bu gayrimenkul mükellefiyeti olmayıp yasa gereğince ipoteğe bağlanmış bir alacak hakkından ibarettir. (Bkz. 2762 sayılı Vakıflar Kanunu Md. 27/29) Gerçektende Vakıflar Kanunu Md. 29'da 10 yıl içinde bu kanun hükümlerine göre taviz bedeli ödenmezse Vakfın hakkı ivaza dönerek gayrimenkulün tamamen bu ivaz karşılığında birinci derecede ve birinci sırada ipotek sayılır hükmü yer almaktadır. (Bkz. Prof. Dr. İsmet Sungurbey Medeni Hukuk Eleştirileri Cilt I 1969 sh.63 Not 38)
Mahkemenin yanlışlığı vakıf taviz bedelini dahi gayrimenkul mükellefiyeti görmekten ileri gelmiş ve bu yüzden madde hükmü belirtilmemiş olsa dahi gerekçenin anlaşılan durumuna göre MK. Md. 764deki Takyit edilen gayrimenkulün maliki değiştiği takdirde, yeni malik başkaca bir muameleye hacet kalmaksızın gayrimenkul mükellefiyetinin mevzuuna dahil şeylerle borçlu olur hükmünü olayda yanlış uygulamıştır. Oysa az yukarda açıklandığı üzere, vakıf taviz bedeli 2762 sayılı vakıflar yasasının 29uncu maddesindeki açık kural uyarınca malikin kanuni ipoteğe bağlı kesilen borcu olduğundan dolayı buna ilişkin MK. Md. 803deki kuralı uygulamak gerekir. Bu maddede Aksine sözleşme olmadıkça ipotekli taşınmazın başkasına devir edilmesi borçlunun borcunda ve teminatında bir değişiklik meydana getirmez. Ne var ki yeni malik, borcu kabul ettiği takdirde eğer alacaklı, hakkını evvelki borçluya karşı, muhafaza ettiğini, senesi içinde yazılı olarak beyan etmemiş ise evvelki borçlu borcundan kurtulur hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal kural uyarınca taşınmazın (ya da payın) mülkiyeti üçüncü bir kişiye geçirilmiş olsa bile eski malik (olayımızda satıcı) gene borçlu kalmakta devam eder. Farklı bir anlatımla taviz bedeli alacaklısı olan vakıflar idaresi; alacağını satıcıdan isteyebilir. Tüm anlatılanların ışığı altında temlik halinde taviz bedelinin temlik eden tarafından ödeneceğinde kuşku ve duraksamaya yer yoktur. Ortaklığın satış suretiyle giderilmesi sonucu açık artırma ile malik olunma durumu da sonucu ve hukuki niteliği itibariyle diğer temliki tasarruflardan farklı kabul edilemez.
Mahkemece yasa maddelerini bulmak ve uygulamak, yorumlamakta hataya düşülerek davanın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.12.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy