(1136 S. K. m. 174)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankanın vekili olarak üçüncü kişilerdeki alacaklarının tahsili için 46 dosya üzerinden icra takibinde bulunduğunu, borçluların adresleri tespit edilemediğinden kısa sürede sonuçlandırılamadığını, icra takipleri devam etmekte iken haksız olarak vekillikten azledildiğini öne sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak şimdilik 2.500.000 TL. nın en yüksek banka faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının vekillik görevini gereği gibi yerine getirmediğinden haklı nedenlerle vekillikten azledildiğini savunmuş, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.500.000 TL. nın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı avukatın Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 1991/10439- 3422- 10437- 3420- 3421- 3415 ve 1992/5891 nolu dosyalarda vekili olarak görevini ihmal ettiği toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Vekalet ilişkisi güvene dayanan bir sözleşmedir. Davacı avukatın kendisine tevdi edilen bir bölüm işlerde ihmalkâr davranması müvekkilinin güvenini sarsar. Bu nedenle müvekkil vekili bulunan davacı avukatı azletmekte haklıdır. Böylece azil haklı olduğuna göre davacı avukat her hangi bir ücret isteyemez. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı gerekçe ile isteğin kabul edilmiş olması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.12.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy