(2004 S. K. m. 67)
Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı 3/8 payına malik olduğu Zincirli Kuyu Büyükdere Cad. No:123 Uygur Apartmanı D.10.11 Levent İstanbul adresindeki taşınmazın diğer paydaş tarafından 1 Ekim 1992 başlangıç tarihli sözleşmeyle davalı A.Ş.ne kiraya verildiğini, 20.5.1992 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile kendi payına düşen 67.500.000 lira kira parasının Yapı Kredi Bankası Pangaltı Şubesindeki hesaba yatırılmasını istediği halde yatırılmadığını başvurduğu icra takibine de itiraz edildiğini öne sürerek itirazının iptaline %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile aralarında sözleşme bulunmadığını kira parasını yıllık peşin olarak kiraya veren paydaş Tülin İskora'ya ödediğini savunmuş davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kiralayan paydaşa ait hakların davacı tarafından kullanılamayacağı o nedenle davanın kira parasını alan davalının akidi paydaşa karşı açılması gerektiği kabul edilmiş husumet nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kiralananın 1.10.1992 başlangıç tarihli kira sözleşmesiyle paydaş Tülin İskora tarafında davalı şirkete kiraya verildiği, payına düşen kira parasının ödenmesi için davacının keşide ettiği ihtarnamenin davalıca 22.5.1992 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalının kira parasının tamamını 2.10.1992 tarihinde ve davacının ihtarnamesinden sonra akidi paydaş Tülin İskora'ya ödediği dosya içindeki bilgi ve belgelerle doğrulandığı gibi yanlar arasında bir çekişme de bulunmamaktadır. Davacı davalıya gönderdiği anılan ihtarname ile aynı zamanda kira sözleşmesine icazet de vermiş sayılır. O nedenle davacı payına düşen kira parasını icazetle oluşan ve taraf sıfatını kazandığı kira sözleşmesine dayanarak davalı kiracıdan isteyebileceğinde kuşku ve duraksamaya yer olmamalıdır. Davacının olayda iki seçimlik hakkından söz edilebilir. Bunlardan biri; ödenmiş kira parasından payına düşen miktarı diğer paydaştan sözleşmeye icazet verilmiş ise (olayımızda olduğu gibi haksız iktisap verilmemiş ise) tam vekaletsiz tasarruf hukuki nedenlerine dayanarak isteme hakkına sahiptir. Yine seçimlik hakkın kullanılması ve borçlulardan birine başvurulması alacaklı davacıya aittir. Burada ancak davalı kiracı kira bedelini davacının ihtarından önce iyi niyetle akidi diğer paydaşa ödemiş ise kira borcundan davacıya karşı da kurtulmuş sayılır. Az yukarıda açıklandığı üzere; davacının ihtarnamesini aldığı halde kira parasını davacıya ödemeyen davalının iyi niyetli olduğu kabul edilemez. O nedenle davalı kiracı payına düşen kira parasını davacıya ödemekle sorumludur.
Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde husumet nedeni ile davanın reddedilmesi usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Temyiz olunan Yerel Mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.02.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy