(3533 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizlik nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Antalya Merkez İlçe Selçuk Mahallesinde kain, büyük otel olarak bilinen halihazırda yıkılmış bulunan vakıf taşınmazı 1992 yılı için 240.000.000, 1993 yılı için 384.000.000, 1994 yılı için ise 614.400.000 TL. 31.12.2001 tarihine kadar davalı Antalya Büyükşehir Belediyesince kiralandığını 334.080.000 TL. borcun ödenmemesi üzerine icra takibine girişildiğini takibe itiraz edildiğini öne sürerek itirazın iptaline %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı tarafların sıfatına göre davanın 3533 sayılı yasa hükümlerine göre hakem sıfatıyla görülmesi gerektiğini savunmuş ayrıca esastan da davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tarafların sıfatlarına göre 3533 sayılı yasa uyarınca mecburi tahkim usulü ile davanın görülmesi gerektiği kabul edilmiş görevsizlik kararı verilmiştir.
Hüküm davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Kira sözleşmesinde kiralananın vakıf taşınmaz mal olduğu çok açıktır.
Hemen belirtelim ki; bir dairece Kuruma 3533 Sayılı Kanunun uygulanması için Mülhak Bütçeli ve İktisadi Devlet Teşekküllü olması yeterli olmayıp kendisine verilen görev ve hizmetin yürütülmesi için yönetimindeki malların da tamamıyla Devlet Malı olması zorunludur.
Devlet malları muvazenei umumiye kanununda belli edilmiş olup vakıf malları bu kanunun kapsamı dışında bırakılmıştır. O nedenle vakıflar malları devlet malı sayılamaz. (Bkz. 26.5.1975 günlü ve 78/5 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) Öte yandan 2762 sayılı yasada mazbut vakıfların Vakıflar Genel Müdürlüğünün mal varlığına dahil bulunduğuna ilişkin bir hüküm de bulunmamaktadır. İdare bu malları temsilci olarak yönetir.
Ayrı hükmü şahsiyeti bulunan, mazbut vakıfların, bağımsız bir hükmü şahsiyete sahip ve öz mal varlığı ayrı olan Vakıflar Genel Müdürlüğüne tab'an 3533 Sayılı Yasa Hükümlerine tabi olacağı kabul edilemez. (BKZ. 6.3.1978 T. ve 2/2 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı).
Hal böyle olunca mazbut vakıflar nedeni ile çıkan uyuşmazlıkların tahkim suretiyle değil, genel mahkemelere açılacak dava yoluyla çözümlenmesi gerektiğinde kuşku ve duraksamaya yer olmamalıdır. Gerçekte de Vakıflar Genel Müdürlüğü mazbut Vakıflara ait taşınmazları temsilci olarak yönetir ve temsilen davalara taraf olur.
Görevi düzenleyen yasa hükümleri kamu düzeni ile ilgilidir. Mahkemece doğrudan gözetilmesi gerekir. Tüm açıklananların ışığı altında Mahkemece yapılacak iş taşınmazın tapu kaydı, vakıfname getirtilmeli vakfın mazbut vakıf olup olmadığı gerekirse uzman bilirkişi görüşü de alınarak belirlenmeli mazbut vakıf olduğu belirlendiğinde davaya tahkim suretiyle bakılamayacağından işin esası hakkında karar verilmeli aksi takdirde şimdiki gibi karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın davacı İdare yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin harcın iadesine, 07.03.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy