(6570 S. K. m. 7) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinda taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının 1993 yılı 2. altı aylık döneme ilişkin kira parasını sözleşmede belirtilen sürede ödemediği için temerrüde düştüğünü beyanla 62.548.000 lira kira 35.069.721 lira 31.3.1994 tarihine kadar işlemiş faizi olmak üzere toplam 97.617.721 lira alacağın 1.4.1994 tarihinden itibaren işleyecek aylık 12 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı faize başlangıç tarihinin ihtarnamenin tebliğini takip eden 30. günün sonu olması gerektiğini faize faiz tahakkuk ettirilecek şekilde fahiş oranda da faiz talep edilemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kira alacağından 36.276.000 liranın davadan sonra 30.9.1994 tarihinde ödendiği amme alacaklarının tahsil usulu hakkındaki kanun ve 503 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince kiranın sözleşmeye göre ödenmesi gereken 1.9.1993 tarihinden itibaren 7, 9 ve 12 aylık faizlerini davacının isteyebileceği gerekcesiyle davacının 1.4.1994 tarihine kadar gerçekleşen
34.401.400 lira faiz ve bakiye 26.272.000 lira kira alacağının davalıdan tahsiline, ödenmeyen miktarlar için 1.4.1994 tarihinden itibaren aylık 12 oranında faiz yürütülmesine karar verilmiş, hüküm davacı ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle de delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında imzalanmış bulunan 1.1.1991 tarihli, bir yıl süreli ve seneden seneye yenilenmiş olan kira sözleşmesinin özel şartlar 1. maddesinde "Kira bedellerinin belirtilen süreler içerisinde ödenmemesi halinde ..... ayrıca geciken süre için 30 temerrüt faizi alınır" yazılıdır. Sözleşmenin açıklanan bu hükmü tarafları bağlar.
Davacı, sözleşmedeki bu hükmün sonradan taraflarca değiştirildiğini iddia ve ispat etmiş değildir. Mahkeme kararına gerekçe yapılan 503 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname, davacının davaya konu alacağının doğumundan sonra 14.9.1993 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiş, aynı kararnamenin geçici 3. maddesi gereğince 1.1.1993 tarihinden önce yapılmış bulunan taraflar arasındaki kira sözleşmesi de henüz sona ermemiştir. Sözleşme anılan Kanun Hükmündaki Kararname gereğince hukuken sona erinceye kadar hükmünü icra eder. Bu durumda davadaki uyuşmazlığa 503 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanamayacağı gibi, dava sırasında yürürlüğe giren 3995 sayılı kanunun 4. maddesinin de uygulanma yeri yoktur.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş davacı alacağına 1.9.1993 tarihinden 31.3.1994 tarihine kadar yıllık 30 oranında yasal temerrüt faizi tahakkuk ettirmek, böylece bulunacak geçmiş günler faizi ile bakiye kira alacağına hükmetmek 1.4.1994 tarihinden itibaren de ödenmeyen kira alacağına yine 30 yıllık temerrüt faizi yürütülmesine karar vermekten ibarettir.
Mahkemenin, taraflar arasındaki kira sözleşmesi hükümleri gözardı edilerek ve B.K.nun 104/son maddesi hükmüne de aykırı olacak şekilde yasal olmayan gerekçelerle yazılı şekilde karar vermesi usul ve kanuna aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
Sonuç: 1 nolu bentde açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentde açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 21.3.1995 gününde oybirliğle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy