(6763 S. K. m. 41) (818 S. K. m. 13, 404)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, evli çift olan davalıların kiralık mesken temini için şirketine müracaat ettiklerini kendilerine İstanbul Kadıköy, Bostancı, Çatalçeşme, Ahmet Çevdetpaşa Cad. Coşkun Sitesi (B) Blok Daire 12 adresindeki meskenin önerildiğini, kocanın işi olması nedeniyle, evin diğer davalı eşe gösterildiğini ve sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği kira bedelinin 12'si olan 5.760.000 TL. emlak kiralama komisyon bedelinin ödenmediğini, tahsili amacıyla yaptığı icra takibine borcun olmadığı gerekçesi ile davalıların itiraz ettiğini öne sürerek itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının komisyon ücretine hak kazanmadığını, hizmetin sadece eş olan ikinci davalıya kiralık dairenin gösterilmesinden ibaret olduğunu, kira akdinin yapılmasında davacı şirketin hiç bir emek ve katkısının olmadığını kaldı ki, sözleşme denilen belgenin aslında müracaat formu olduğunu, böyle bir belgenin aile reisi olan koca tarafından imzalanması gerektiğini oysa kocanın belgede imzası bulunmadığını o nedenle davada hasımda gösterilemeyeceğini savunmuş, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, dava davalı C. yönünden kabul edilmiş, Ö. yönünden reddedilmiştir.
Hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı Ö. B.'in temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacının takipte kötü niyetli olduğunun kanıtlanamamasına göre temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı C. B.'in temyiz itirazlarının incelenmesinde:
TTK.nun tatbikine ilişkin 6763 sayılı yasanın 41. maddesi ile değiştirilen BK.nun 404/son fıkra hükmü uyarınca gayrı menkul tellallığı akdi yazılı şekilde yapılmadıkça muteber olmaz anılan yasa maddesi hükmü buyurucu niteliktedir. Tellallık sözleşmesi için öngörülen yazılı biçim ispat değil geçerlik koşuludur. O nedenle taraflar ileri sürmeseler dahi mahkemece doğrudan gözetilir. Yazılı olarak yapılması yasaca öngörülen ve özellikle Tellallık Sözleşmesinde olduğu gibi tarafları karşılıklı yüküm altına sokan bir sözleşmenin hukuken geçerlik kazanabilmesi ancak borç yüklenenlerin imzalarının bulunmasıyla mümkündür. (BK. Md. 13) Sadece bir tarafca imzalanmış bulunan bir belge hukuken tek taraflı bir irade açıklanması niteliğini taşır ve hakkın esasına yönelik bulunan biçim eksikliği nedeniyle tarafları bağlayıcı kabul edilemez. Bu nitelikteki bir belgeye dayanan tarafın iyi niyetli olması dahi az yukarıda açıklanan yazılı biçime ilişkin hukuki esasları etkilemez. O nedenle tellallık akdinde her iki tarafın imzalarının bulunması şarttır. Olayda dayanılan belge sadece davalının imzasını taşıdığı açıktır. Bu durumda geçerli bir tellallık sözleşmesinin varlığından sözedilemez. Yargıtayın sapma göstermeyen kökleşmiş içtihatları bu doğrultudadır. (Y.H.G.K. 10.7.1971 gün E, 1968/T - 805, Y.H.G.K. 11.10.1974 gün k, 1971/4 - 467, Y. 13.H.D. 1.10.1991 t. A, 5835, K.8712) Mahkemece açıklanan yasal kurallar gözden kaçırılarak Tellallık ücretine dayanan istemin reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Birinci bent gereğince davalı Ö. B.'in temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle Mahkeme kararının davalı C. B. yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.4.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy