(1086 S. K. m. 275) (818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat İ. Acar ile davacı vekili avukat F. Tanlı'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Karar: Davacı idare, davalı satıcının taahhüdünde bulunan 25.000 kg. kuru fasulye, 10.000 kg. yeşil mercimeği süresinde teslim etmeyerek sözleşmesinin feshine neden olduğunu, farklı bedel ödemek suretiyle başkasından satın almak zorunda kaldıklarını ileri sürerek oluşan idare zararı 18.977.469 TL. nın davalıdan 28.12.1990 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont oranındaki faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen hüküm, dairemizce bozulmuş, bu defa 11.035.400 TL. nın 28.12.1990 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazla talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davacı ve davalının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Hükmüne uyulan dairemiz bozma kararında; ilk ihaleye 25.000 kg. kuru fasulye için davalıdan başka katılan olmadığı gözetilip, ilk ihale günü bu miktar kuru fasulyenin kilosunun kaç TL. na satın alınabileceğinin bilirkişi kurulu marifetiyle nedenleri de açıklattırılmak suretiyle tespit edilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bu konuda bilirkişi kurulu düşüncesine başvurulmuş ise de, bilirkişi kurulu, Sayıştay denetçisi, hukukçu ve muhasebeciden oluşturulmuştur. Bu kişilerin mesleği tahıl alım satımı olmadığı gibi, raporlarında da hiçbir açıklama yapmadan ve dayanak belgelerini de göstermeden salt yaptıklarını söyledikleri araştırmalara göre ilk ihale tarihinde davacı idarenin kuru fasulyeyi 3.250.TL./kg.dan alabileceğini belirtmekle yetinmişlerdir. Anılan birim fiyatın, nerelerden ne gibi araştırmalarla tespit edildiği, yapılan araştırmaların dayanak belgelerin neler olduğu, bu bedelin hangi koşullar altında oluşan bedel olduğu gibi konuları açıklığa kavuşturmayan bu şekli ile inandırıcı olmaktan uzak, bilirkişi raporu hükme esas alınamaz.
Öyle ise mahkemece, 25.000 kg. kuru fasulyenin ilk ihale tarihi itibariyle bu nevi gıda maddeleri ticareti ile iştigal eden kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle kg.nın kaç TL. na alınabileceği dayanak belgeleri eklenmek, nedenleri açıklanmak suretiyle gerekçeli, inandırıcı denetime elverişli bir raporla belirlenmeli, bu yolla belirlenecek bedel ile ikinci ihale bedeli 3650 TL/kg. arasında davacı idare aleyhine bir fark oluştuğunda oluşan farkın tutarının idarenin menfi zararı olarak hükmedilmeli, aksi halde kuru fasulye yönünden davacı idare zararı bulunmadığı gerekçesiyle bu kalem isteğin reddine karar verilmelidir.
Mahkemenin, konusunda uzman olmayan, kişiler tarafından düzenlenen dayanakları gösterilmeyen gerekçeden yoksun rapor esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
3- Davacı idare, davadan önce davaya konu bedellerin ödenmesi konusunda B.K.nun 101/1 maddesi hükmü uyarınca davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmiş değildir. O nedenle davalı, bu dava tarihi itibariyle temerrüde düşmüş sayılır. Mahkemece, hüküm altına alınan davacı alacağına, dava tarihinden itibaren faiz yürütmesine karar verilecek yerde, sözleşmenin fesih tarihi olan 28.12.1990 tarihinden itibaren yürütülmesine karar verilmesi de ayrıca bozma nedenidir.
Sonuç: 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan mahkeme kararının 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı yararına, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına olmak üzere BOZULMASINA, 6.000.000 lira duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, istek halinde peşin harcın iadesine, 28.06.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy