(818 S. K. m. 262)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıya ait taşınmazda kiracı olduğunu, eski kira aylık 3.500.000 TL. iken mahkeme kararı ile 1.11.1993 tarihinden itibaren 8.981.000 TL yükseltildiğini, 1.11.1993 ile 31.5.1994 tarihleri arası 7 aylık kira farkı için davalının Katma Değer Vergisi ilavesi ile birlikte 40.131.882 TL. lık icra takibi yaptığını, temerrüde düşmemek için ihtirazı kayıtla parayı ödediğini ancak 15.218.470 lira fazladan para alındığını, Haziran ve Temmuz 1994 ayları içinde gene mahkemece tesbit edilen kiraya davalının %15 KDV ilavesiyle fatura keserek fazladan 6.412.168 lira aldığını, aslında KDV. nin kiranın içinde olması gerektiğini, davalı vakıf olduğundan her türlü vergiden de muaf olduğunu bildirip fazladan davalıca alınan toplam 20.630.638 liranın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 9.624.400 liranın %40 icra inkar tazminatı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıya ait taşınmazda kiracı olan davacının 1.1.1994 tarihinden itibaren ödediği kiralardan stopaj yoluyla tevkifat yapılıp, yapılmayacağı ile mahkemece tesbit edilen kiraya KDV. nin dahil olup olmadığı konusundadır. Davacı sadece stopaj kesintisi yapılacağını, KDV alınamayacağını iddia etmiş, davalı ise kirayı fatura ile tahsil ettiğinden stopaj kesilemeyeceğini, tesbit edilen kiraya KDV ilave edileceğini savunmuştur. Mahkemece 1.1.1994 tarihinden itibaren hem stopaj ve fon kesilmiş, buna daha sonra ise %15 KDV ilave edilerek hüküm kurulmuştur. 193 sayılı gelir vergisi kanununun 70, 94/5-a, b, c, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/f, 8/h ve Maliye Bakanlığının 128 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinin x/a maddelerinde vergi tevkifatının gerçek kişilerin gayrimenkul sermaye iratlarından yapılacağı, Kurumlar Vergisine tabi olanlardan yapılmayacağı belirtilmiştir. Hal böyle olunca uyuşmazlığa ışık tutacak az yukarıda açıklanan yasal hükümlerle birlikte bu konuda uzmanlığı bilinen kişilerden seçilecek bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılmalı, Mahkemece tespit edilen yeni kira parasının brüt olduğu da gözden kaçırılmamak suretiyle davalıca yapılmış bir fazla tahsilatın olup olmadığı belirlenmeli gerekçeleri gösterilmiş Yargıtay denetimine uygun rapor alınmalı hasıl olacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı mahkeme kararı açıklanan nedenler altında bozulmalıdır.
2- Davacı bu davaya konu alacağı yönünden icra takibi yapmamıştır. Öte yandan davada itirazın iptali davası değildir. Yine davalının yaptığı icra takibine karşı açılıp, yargılanma aşamasında istirdada dönüşmüş bir menfi tespit davası da söz konusu değildir. Hal böyle olunca davacı yararına yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatına da hükmedilmesi kabul şekli bakımından usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.07.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy