(818 S. K. m. 61, 62)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının düzenlediği otomobil kampanyasına katıldığını, ancak sonradan kendisinden 54.185.551 TL. fark istendiğini, oysa ödemesi gereken fiyat farkının 31.551.915 TL. olduğunu öne sürerek, fazlası için fiyat farkı borcu olmadığının tespitini ve ödediği 4.635.136 TL. nın da istirdadını istemiştir.
Davalı, istenilen zam farkının katılım sözleşmesindeki hükümlere göre doğru hesaplandığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre davacının ödemesi gereken fiyat farkının 50.355.023 TL. olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasında düzenlenen ve içeriği konusunda bir uyuşmazlık bulunmayan 24.4.1992 tarihli katılım sözleşmesinin 3. maddesinde Teslimatlar Temmuz 1992 tarihinde başlar ve mücbir sebepler dışında 12 ay içinde (Temmuz 1993) yapılır. Aylık teslimat adedi katılımcı sayısının 12'ye bölünmesi ile belirlenir.. 4. maddesinde ise ... 1.4.1992 tarihinden itibaren son teslim tarihine kadar otomobil fiyatlarında ve vergilerinde meydana gelecek artışlardan tüm katılımcılar, otomobillerini teslim almış olsalar dahi (gelen zam x teslim edilecek otomobil adedi x iştirakçi sayısı) esasına göre etkilenecektir yazılıdır. Sözleşmede teslimatların Temmuz 1992'de başlayacağı ve 12 ay devam edeceği açıklandığına göre, teslimatların 1.Temmuz 1992'de başlayacağı ve 30.6.1993 tarihine kadar 12 aylık bir süre içinde bitirileceği ve her ay teslim edilmesi gereken araç sayısının da, katılımcı sayısının 12'ye bölünmesiyle bulunacak miktar olduğunu, tarafların kararlaştırmış oldukları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının Temmuz/1993'de gelen zamlardan sorumlu olduğunun kabulü ve ayrıca davalının her ay teslim etmeyi yükümlendiği araç yerine bu taahhüdünü ihlal ederek fiilen teslim ettiği araç adedi esas alınarak, davacının ödemesi gereken zam farkını tespit eden bilirkişilerin düzenlediği raporun esas alınarak hüküm kurulması yanlıştır. Mahkemece, son teslimin Temmuz/1993 tarihine kadar yapılması gerektiği değişik bir anlatımla 30.6.1993 tarihinde son bulduğu, aylık teslim edilmesi gereken araç adedi esas alınarak davalının ödemesi gereken zam farkı borcunun, konusunda uzman bilirkişi raporuyla tespit edilip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki sözleşmenin yorumunda ve mevcut delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 2. bent gereğince davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, hükmün 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin harcın iadesine, 13.6.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy