(2675 S. K. m. 32)
Dava: S. S. vekili avukat N. Koru ile H.Hızır vekili avukat İ. Yıldız aralarındaki dava hakkında Yalova Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 8.6.1993 tarih ve 820-453 sayılı hükmün Dairenin 5.12.1993 tarih ve 9957-10826 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşuldu.
Karar: Davacı, davalıdan daire satın aldığını, uyuşmazlık çıkarıp tapuyu vermediğini beyanla 300.000.000 liralık daire bedelinin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının Suudi Arabistan uyruklu olup teminat gösterme zorunluluğunda bulunduğu, verilen mehile rağmen teminat göstermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiş, Dairemizce onanmış, bu defa davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkındaki Kanun'un (MÖHUK) 32/1 maddesi hükmüne göre kural olarak Türk Mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya Türkiye'de İcra takibi yapan alacaklı gerçek veya tüzel kişi, yabancı ise, yargılama giderleri veya takip giderleriyle karşı tarafın zarar veya ziyanını karşılamak üzere mahkemenin veya İcra Dairesinin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Genel Kural böyle olmakla beraber aynı maddenin 2. fıkrasında bu ana kurala istisna getirilerek Mahkemece, dava ve takibin niteliğine ve durumuna göre davacıyı veya takip isteğinde bulunanı karşılıklılık esasına göre teminat göstermekten muaf tutabilir hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümdeki mahkemenin takdir yetkisini sadece fiili karşılıklılık hali için anlamak gerekir. Çünkü yabancı davacının mensup olduğu devlet ile Türkiye arasında teminattan muafiyet hakkında çok taraflı veya ikili bir anlaşma varsa, mahkeme yabancı davacıyı teminat göstermekten muaf tutmak mecburiyetindedir.
Somut olayda davacının Suudi Arabistan uyruklu olduğu anlaşılmaktadır. Esasen bu konuda bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında 3.8.1929 tarihinde imzalanıp 15.5.1930 tarih 1621 sayılı kanunla onaylanan Hicaz, Necit ve Mülakatı Hükümeti ile akdedilmiş olan Muhaderet Muahedesi isimli dostluk anlaşmasının 3. maddesi hükmü ile Suudi Arabistan vatandaşları Türkiye'de ve Türk vatandaşları Suudi Arabistan'da teminat gösterme mecburiyetinden muaf tutulmuşlardır. Bu durumda davacının teminat gösterme mecburiyetinin varlığından söz edilemez. Konuya ilişkin olarak mahkemece verilen kesin mehil de hukuki sonuç doğurmaz.
Öyle ise mahkemece davacının teminat gösterme mecburiyetinden muaf olduğu kabul edilmeli ve işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemenin az yukarıda açıklanan yasa maddelerini arayıp bulma ve uygulamada yanılgıya düşerek yazılı şekilde karar vermesi usul ve kanuna aykırı olup hükmün bu nedenlerle bozulması gerekirken zühulen onanmış olduğu bu defa yapılan inceleme ile anlaşılmış olmakla davacının karar düzeltme isteminin kabulüne Dairemiz onama kararının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin kabulüne, dairemizin 5.12.1993 gün 9957-10826 sayılı onanma kararının kaldırılmasına, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, ret harcının istek halinde iadesine, 7.2.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy