(3533 S. K. m. 1, 4) ( 233 S. KHK m.16)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Karar: Davacının Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi A.Ş. olarak Ticaret Siciline kaydının yapıldığı dosyada bulunan 8 Mayıs 1986 tarih ve 1510 sayılı Türkiye Ticaret Sicili gazetesinden anlaşılmaktadır. Söz edilen gazetede davacının eski unvanının T.C.D.D Eskişehir Lokomotif ve Motor Sanayi Müessesesi olduğu da belirlenmiştir. Davacının böylece 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmündeki Kararnamenin eki listedeki unvanı daha sonra az yukarda belirlendiği üzere Anonim Şirket (A.Ş) olarak değiştirilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından davalı Belediyeye satılan süpürme aracı bedelinin tahsiline ilişkindir. Dava, davacı tarafından hakem sıfatı ile Rize Asliye Hukuk Hakimliğine açılmış ve bu mahkemece de yine hakem sıfatı ile Temyize konu 10.3.1995 gün ve 1994/271 esas 1995/32 sayılı karar ittihaz olunmuştur.
3537 sayılı yasanın 1. ve 4. maddesi gereğince itilafın mecburi tahkim usulü ile hakemde çözülebilmesi için tarafların her birinin sermayesinin tamamının Devlete, Belediyeye veya hususi idarelere ait olması gerekmektedir. Davalı Belediyenin bu madde kapsamına girdiği açık ise de davacı Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi Anonim Şirketinin bu madde kapsamına girip girmediğinin tespiti gerekmektedir. 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerine göre davacı şirketin statüsü müessese olarak belirlenmiş ve yukarıda da izah edildiği gibi 8.5.1986 tarihinde ise A.Ş vasfını kazanmıştır. Davacı Şirketin Ana Statüsünün 6. maddesinde sermayedarlarının TCDD Genel Müdürlüğü, T. Gemi Sanayi A.Ş., Demir ve Çelik İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Makine ve Kimya Enstitüsü Kurumu ve Asıl Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğu belirlenmiştir. Görüldüğü üzere davacı A.Ş.nin sermayedarları arasında diğer A.Ş.ler de bulunmaktadır. Aslında 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16. maddesinde müesseselerin bu Kanun Hükmünde saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabi olacağı hükmü getirilmiştir. Kaldı ki davacı şirket yukarıda da açıklandığı gibi müessese vasfını da kaldırıp A.Ş vasfını iktisap etmiştir. Hal böyle olunca davacı ile davalı arasındaki ihtilafın 3533 sayılı yasa kapsamında mütalaa edilemeyeceğinin kabulü gerekir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek davacıya hakem sıfatı ile bakılıp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazları hakkında şimdilik karar verilmesine yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine 19.09.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy