(743 S. K. m. 3, 634) (818 S. K. m. 32)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Karar: Davacılardan Murat Çelik, kendisine ait 35.P.5621 plakalı aracını, diğer davacı Tekin Kaya'ya haricen satıp teslim ettiğini, onun da aracın satılması için davalılardan Bekir Okyay'a teslim ettiğini, ancak Bekir Okyay'ın aracı sahte vekaletname ile davalılardan Alkan Çöğür'e sattığını, Alkan Çöğür'den de diğer davalı Yaşar Şimşek'e kat'i satış sözleşmesi ile satıldığını, sahte vekaletname ile yapılan satışların iptaline ve aracın tekrar kendi adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, aracı iyi niyetle iktisap ettiklerini savunmuşlar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalıların kötü niyetli olduklarının ispat edilememesi nedeni ile iktisaplarının korunması gerektiği kabul edilmiş davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Sav, savunma ve toplanan deliller altında davacılardan Tekin Kaya harici sözleşmeye dayanarak dava açmasına o nedenle aktif husumet ehliyetinin varlığı kabul edilemeyeceğine göre, Tekin Kaya'nın temyiz itirazları bu nedenle reddedilmelidir.
2- Davacılardan Murat Çelik'in temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacılardan Murat Çelik adına trafikte kayıtlı aracın 19.7.1993 gün ve 27573 sayılı Bornova Noterliğince düzenlenmiş vekaletname ile vekil görünen Bekir Okyay tarafından davalılardan Alkan Çöğür'e Çivril Noterliğince düzenlenmiş 22.5.1993 tarihli 5528 yevmiye numaralı kati satış senedi ile satıldığı, Alkan Çöğür tarafından da diğer davalı Yaşar Şimşek'e satıldığı dosyadaki, bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. Mahkemenin kabul ettiği gibi 19.7.1993 tarihli vekaletnamenin sahte düzenlendiği İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 9.8.1994 gün ve 1994/144 E., 1994/226 K. numaralı kesinleşen hükmü ile tespit edilmiştir. Şu durumda satış muamelesinin sahte vekaletnameyle vücut bulduğunun kabulü kaçınılmazdır. Hemen belirtelim ki; kazandırıcı muamelenin (mülkiyeti nakleden muamele) sıhhatı sebebe ait muamelenin sıhhatına bağlıdır. Diğer bir anlatımla iktisabın korunması için iyi niyet ve zilyetliğin yanında, geçerli bir sebebin varlığı da gerekir. Oysa olayımızda olduğu gibi sahte vekaletname nedeni ile temsil yetkisinden yoksun bir kimsenin, başkasını temsilen, iyi niyetli üçüncü kişiyle geçerli bir sözleşme yapması mümkün değildir. O nedenle sahte vekaletname karşısında iyi niyetli olunduğuna ilişkin savurmaya itibar edilemez ve hukuken korunamaz. Mahkemece anlatılan hukuk kuralları gözden kaçırılarak ve hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek davalılar Alkan Çoğur ve Yaşar Şimşek'in iyi niyetli olduklarından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. Davacı Murat Çelik yönünden davanın kabulüne karar verilmelidir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle Tekin Kaya'nın temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin harcın iadesine, 21.09.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy