Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalı arasında, konut ve işyeri satış sözleşmesi akdedilerek, 13. maddesinde de; "ihtilafların bedeli, bu mukavelenin tatbikatından doğacak her türlü ihtilaflar, iki tarafın kabul edeceği iki kişilik hakem heyetiyle çözümlenir. Şayet bu şekilde çözümlenmezse, Adana Mahkemelerine müracaat edilir" şeklini kabul etmişlerdir. Davacı; alacak davasını, Adana Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açmış, davalı tarafından hakem şartı ile sürülmüştür. Mahkemece de kabul edilmiştir. Oysaki, taraflar arasında mutabakata varılan hakem şartı hiç bir tereddüde yer vermeyecek kadar açık ve kesin olmalıdır. Aksi durumda, HUMK.nun 519. maddesine göre bir nizanın hakemler vasıtasıyla halledilip halledilemeyeceği hususunda tevellüt eden ihtilaflar mahkemelerce basit usuli muhakeme ile hallonulur. Görüldüğü üzere, sözleşmedeki hakem şartı kesin değildir. Bu durumda mahkemenin, işin esasına girerek uyuşmazlığı çözümlemesi gerekirken, hakem şartını kabul ederek dilekçeyi reddetmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma sebebidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple mahkeme kararının davacı yararına (BOZULMASINA), peşin harcın istek halinde iadesine, 12.12.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy