(2004 S. K. m. 67) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Karar: Davacı, avukat olarak müvekkilinden avukatlık ücret sözleşmesine dayanarak ücret alacağının tahsiline ilişkin icra takibine giriştiğini davalının itiraz ettiğini öne sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı duruşmalara gelmemiş, davaya da cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 15.8.1994 tarihinde bir avukatlık ücret sözleşmesi düzenlendiği uyuşmazlık konusu değildir. Bu sözleşmeye göre davacı avukatın davalı müvekkil yararına 70 ila 100.000.000 TL'si oranında ortaklıktan doğan alacak ve menfi tesbit davası açacağı ve avukata dava değerleri üzerinden %15 vekalet ücreti ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı avukat müvekkiline çektiği 25.11.1994 günlü telgrafla açacağı davalara ilişkin gider ile muaccel olmuş dört taksit alacağını istemiş ve bu konuda müvekkiline üç günlük süre tanınmıştır. Müvekkilinin cevap vermemesi üzerine 16.1.1995 tarihinde icra takibi yapmıştır. Davacı Avukatın davalı müvekkil yararına herhangi bir iş yapmadığı ve dava açmadığı uyuşmazlık konusu değildir. Ne var ki bunda davacı avukatın bir kusuru bulunmamaktadır. Aksine davalı masraf vermediği gibi dava açılmasına gerek görmediğini ve bu nedenle dava açmaktan vazgeçtiğini bildirmesi nedeniyle avukatın kendine düşen vekalet görevini ifa edemediği böylece davalının ifa imkanını oradan kaldırdığı çok açıktır. Sözleşme davalı yanca haksız olarak feshedildiğine göre davacı avukatın ücrete hak kazandığının kabulü kaçınılmazdır. Ancak ücret sözleşmesinde (dava değerleri üzerinden %15 vekalet ücreti) alınacağı karalaştırıldığından ve bu hüküm avukatlık kanunu 164. maddesine aykırı bulunduğundan sözleşme geçersizdir ve bu nedenle avukata avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri uyarınca ücret takdiri gerekir. Nitekim avukatlık ücret tarifesinin altıncı maddesinde (hangi aşamada olursa olsun dava ve icra takibini kabul eden avukatın ücretinin tamamını hak kazınır) hükmünü getirmiştir. Bu durumda mahkemece avukatlık ücret sözleşmesinde müddeabihi olarak belirlenen 70.000.000 TL. üzerinden avukatlık ücret tarifesi hükmü uyarınca davacı avukat yararına vekalet ücretine hükmedilmelidir. Açıklanan yönlerin gözden kaçırılması sonucu yazılı şekilde hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.03.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy