(1086 S. K. m. 275, 292)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıya 1000 DM ödünç para verdiğini, ayrı bir senet tanzim edilmeyerek davalıya ait başka bir bononun altına bu konuda şart verildiğini borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yaptığını davalının takibe itiraz ettiğini öne sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı senet altındaki ibarenin eli mahsulü olmadığını okuma yazma bilmediğini davacıdan herhangi bir ödünç para da almadığını savunmuş davanın reddini dilemiştir. Mahkemece senet altındaki ibarenin davalıca yazılıp yazılmadığının saptanamadığı gibi imzasız olması nedeniyle itibar edilmesinin de mümkün bulunmadığı kabul edilmiş olunan davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava 20.7.1990 ödeme tarihini taşıyan 250.000 TL. meblağlı bir senedin altına yazılmış (Bin Mark) 250.000 lira ödenecek şeklindeki imzasız yazıya dayandırılmaktadır. Davalı okuma yazma bilmediğini ve yazının kendisine ait olmadığını savunmuştur. Mahkemece yazının davalıya ait olup olmadığının tesbiti için bilirkişi incelemesine gidilmiş bilirkişice davalıya ait inceleme esas tutulabilecek daha fazla sayıda yazının gönderilmesi istenilerek inceleme yapılamamıştır. Mahkemece daha sonra eksiklikler tamamlatılmadan yazı davalıya ait olsa dahi imza altına alınmadığından hukuken davalıyı bağlamayacağından söz edilerek inceleme yapılmasından dönülmüş ve hüküm kurulmuştur. Oysa belgedeki yazının davalıya ait olduğu uzman bilirkişi aracılığıyla saptandığı takdirde belgede davalının imzası olmasa dahi bu yazı HUMK. nun 292. maddesi hükmü uyarınca yazılı delil başlangıcı oluşturacağı açıktır. Hal böyle olunca tarafların delil ve karşı delilleri toplanmalı bilirkişi incelemesinin yapılmasını sağlayacak şekilde eksiklikler tamamlanmalı gerekirse medarı tatbik olabilecek davalı yazıları toplanmalı, daha sonra uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak davaya konu yazının davalıya ait olup olmadığı saptanmalı, sonuçta bu yazının az yukarıda açıklandığı şekilde HUMK. nun 292. maddesi uyarınca yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup olmadığı belirlenmeli yazının davalı eli mahsulü olduğu belirlendiğinde tanıklar dinlenmeli, hasıl olacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Mahkemece anılan yasa maddesi gözardı edilerek ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.06.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy