(1086 S. K. m. 288) (818 S. K. m. 11/2)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı Sabit A. hakkındaki davanın reddine diğer davalı yönünde davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan Ömer G. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan Niğde'nin Kilidere Kasabasından patates temin etmek ve Birleşik Arap Emirliklerinin Dubai şehrinde satmak üzere anlaşarak ortaklık kurduklarını ve patates ticareti yapmaya karar verdiklerini bu nedenle toplam 40 ton patates aldıklarını ihraç edilmek üzere Adana'ya diğer ortak davalı Sabit A.'a gönderdiklerini ve satıcı şahıslara bono vermek suretiyle ortaklık adına alınan mallar için şahsen borçlandığını, ancak davalı Sabıt A.'un gönderilen patates bedelini ödemediğini, bonoların vadesi geldiğinde de alacaklılar tarafından hakkında icra takibi yapıldığını ve borcu ödediğini öne sürerek 20.000.000'ar TL.dan 40.000.000 TL.nın olmadığı takdirde icra dosyasındaki 5.985.000 TL.nın davalılardan tahsilini istemiş, daha sonra davalı Sabit A. hakkındaki davasını atiye bırakmıştır.
Davalı Ömer G., davacı ve diğer davalı ile hiç bir ortaklığının olmadığını savunmuş davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece atiye bırakılan davalı Sabit A. hakkındaki davanın reddine, davanın kısmen kabulüyle 20.000.000 TL.nın davalı Ömer G.'den tahsiline karar verilmiştir. Hüküm davalı Ömer G. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının davalılarla ortaklık kurduğunu kural olarak yazılı delille kanıtlaması gerekir. Davacı yazılı bir delile dayanmamıştır. Davalı Ömer G. ortaklığı inkar etmiştir. Bu durumda ortaklığın varlığı tanık deliline dayanarak kanıtlanamaz.
Kaldı ki dinlenen tanıklarda ortaklığın varlığı yönünden bilgi verememişlerdir. Yine anılan davalının davacıya gönderdiği mektupta da ortaklığı kabul eder bir irade beyanı bulunmamaktadır. Bu durumda davacı yasal delille davasını kanıtlayamamıştır. O nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece delillerin yanlış takdir edilmesi sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usule ve yasaya aykırıdır.
Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.5.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy