(818 S. K. m. 101, 113)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Karar: Davacı, davalı ile imzalamış oldukları 13.11.1990 günlü hizmet sözleşmesinin uzatımlı olarak 20 ay devam edip 30.6.1992 gününde sona erdiğini, davalının sözleşmeye göre ödemesi gereken gider fatura bedellerini, sözleşmede belirtilen tarihte değil de geç ödediğini, 406.046.290 TL. hizmet bedeli alacağı ile bilgisayar danışmanlık ücreti 51.596.500 personel servis ücreti 69.116.000 TL ve muhasebe müdürlerine ödenen 54.873.130 TL olmak üzere 200.085.630 TL gider alacağının da hiç ödenmediğini öne sürerek aylık gider fatura bedellerinin geç ödenmesinden doğan faiz alacağında fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000.000 TL. ile 200.085.630 TL gider alacağı ve 406.046.290 TL. bakiye hizmet bedeli alacağı olmak üzere toplam 616.131.920 TL.nın temerrüt gününden itibaren hesaplanacak en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmede aylık gider fatura bedellerinin geç ödenmesi halinde faiz ödeneceğine dair bir hüküm bulunmadığını, bilgisayar danışmanlık ücreti personel servis ücreti ve muhasebe müdürleri ücretleri tutarlarının da sözleşmeye göre onaylanmadığı için ödenmesinin kendisinden istenemeyeceğini davacının hizmet bedeli alacağının hesabında yanılgıya düştüğünü, bu kalemden bakiye alacağının ise 302.110.290 TL. olup ancak bunu talep edebileceğini sair taraftan davacıya gider faturalar karşılığı fazla ve usulsüz ödeme yapıldığını bunların tutarlarının da 311.814.836 TL olduğu savunarak karşı davası ile 211.814.836 TL.nin reeskont faizi ile birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, asıl davada davalının kabulünde olan 302.110.290 TL. bakiye hizmet bedeli alacağının temerrüt tarihi 6.7.1993 gününden itibaren hesaplanacak %54.5 oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsiline davacının fazla isteminin reddine karşı davanın da açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle aylık gider faturalarının sözleşmede ön görülen süre içerisinde düzenlenip ödenmesi için davalıya ibraz edildiğinin ve ayrıca müstakil bir alacağı ihtiva eden her fatura bedelinin tahsil edilmesi sırasında geç ödenmesinden doğan faiz isteme hakkının saklı tutulduğunun iddia ve ispat edilmemesine bu halde davacının BK. 101/2 ve 113 md. hükümleri uyarınca kanuni temerrüt faizi isteme hakkının varlığından söz edilemeyeceğine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, sözleşmenin 9/1 ve 9/2 maddesi hükümleri uyarınca 20 aylık süre için ödenmesi kararlaştırılan hizmet bedeli alacağı tutarının 1.419.936.000 TL. olduğu durumda davalının bu kalem alacağı için yaptığı ödemenin 1.013.889.710 TL. olduğunun öne sürüp eksik ödenen 406.046.290 TL. hizmet bedeli alacağının da tahsiline karar verilmesini istemiş bu alacağının hesabına ait Tokser hizmet bedeli hesabına ilişkin listeyi de dosyaya ibraz etmiştir. Davalı davacının bu kalem alacağının hesabında hata yaptığı belirtilmiş yapıldığı bildirilen toplam ödeme miktarı 1.013.889.710 TL.ye karşı koymamış ödemenin fazla olduğunu savunup kanıtlayamamıştır.
Bu halde davacının hizmet bedeli alacağına karşılık davalının yaptığı ödeme tutarının 1.013.889.710 TL. olduğunun kabulü gerekir. Davacının bu kalem isteği yönünden davada çözümlenmesi gereken uyuşmazlık ise davacının 20 aylık süre için davalıdan talep edebileceği hizmet bedeli alacağı tutarına ait kalmaktadır. Bu nitelikteki bir uyuşmazlık ise tarafların defter ve kayıtlarına göre değil sözleşme hükümlerine göre çözümlenir. Sözleşmenin 9/1 ve 9/2 maddesinde de aylık 40.000.000 TL. olarak ödenmesi gereken davacının hizmet bedeli alacağının 1.7.1991 gününden sonraki aylarda 88/1381 s. Bakanlar kurulu fiyat farkı kararnamesinin 45 maddesine göre B.İ. Bakanlığınca yayınlanan artış oranları esas alınarak artırımlı olarak ödeneceği açıkça yazılıdır. Bu yön esasen taraflarında kabulündedir.
Öyle ise anılan Bakanlar Kurulu kararnamesi hükmünce B.İ. Bakanlığınca yayınlanan artış oranları ve sözleşme hükümleri esas alınıp gerektiğinde bu konuda uzman bilirkişi düşüncesi de alınmak suretiyle davacının davaya konu 20 aylık süre için davalıdan talep edebileceği toptan hizmet bedeli alacağı saptanmalı, ödenen 1.013.889.710 TL mahsup edilmeli böylece hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme hükümleriyle mevcut delillerin değerlendirilmesinde, ispat külfetini tahmilde yanılgıya düşerek eksik inceleme ile ve sırf davalının kabulü esas alınarak yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1.nolu bentte açıklanan sebeplerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine 2.nolu bentte açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA peşin harcın istem halinde iadesine 05.03.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy