(818 S. K. m. 264)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Avukat C. S. P. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, mülkiyeti kendisine ait olan işyerini 1.6.1991 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile aylığı 2800 Amerikan Doları karşılığında beş yıl süreyle davalıya kiraya verdiğini, sözleşme süresi bitmeden davalının 31.12.1994 tarihinde tek taraflı olarak akdi fesh ve mecuru tahliye ettiğini, tüm çabalarına rağmen bu yeri 1.9.1995 tarihinde, aylığı 2000 dolar karşılığında yeniden kiralayabildiğini, mecurun hor kullanılmasından dolayı da zarara uğradığını ileri sürerek, sekiz aylık kira alacağı tutarı olan 22.400 dolar ve bu dönemden sonra mecurun düşük bedelle kiralanmasından dolayı sözleşme bitim tarihine kadar uğramış bulunduğu 5.950 dolar kira farkı alacağın 1.701.000.000 TL. olarak; ayrıca hor kullanma tazminatı olarak da 191.090.000 TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, hükümetin almış bulunduğu 5.4.1994 tarihli ekonomik kararların doların ani yükselişine neden olduğunu, beklenilmeyen bu hal nedeniyle kira parasını dolar bazında ödeyecek gücünün kalmadığını, son olarak TL. üzerinden ödemede bulunduğunu, davacı kiralayanın yine dolar bazında kira parasını istemesi nedeniyle akdi fesh ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin fesih tarihinden ibaren mecurun aylık 2000 dolar karşılığında üç aylık süre içinde yeniden kiralanabileceği gerekçe gösterilerek bu miktar ve süreye itibar edilmek suretiyle 243.236.000 TL. kira alacağı 191.090.000 TL. hor kullanma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 1.6.1991 başlangıç tarihli kira sözleşmesi beş yıl sürelidir. Aylık kira parasının 2800 Amerikan Doları olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. 5.4.1994 gününde Türk Parasının yabancı paraya karşı devalüe edilmesi nedeniyle yabancı para baz alınarak yapılmış olan kira sözleşmelerinde, anılan tarihten sonra bu yönün beklenilmeyen hal olarak kabul edildiği ve istek var ise sözleşmelerin günün koşullarına uyarlandığı bilinen bir gerçektir. Nitekim taraflar da bu yönü gözeterek 1994 Mayıs ayı ile aynı yıl Aralık ayı için aylık kira parasının 75.600.000 TL. olarak ödenmesini kabul etmişlerdir. Ancak davalı kiracı, bu koşullar altında yabancı para olarak kira parasını ödemeyeceğini anlayınca çektiği 22.12.1994 günlü ihtarnameyle 31.12.1994 tarihinden geçerli olmak üzere kira sözleşmesini feshettiğini bildirmiş ve daha sonra kiralananı tahliye ederek ayrılmıştır. Davacı kiralayan da bu yeri aynı kira parası miktarıyla yeniden kiraya veremediğini bildirdiği gibi bilirkişiler de sözleşme sonuna kadar aynı koşullarla yeniden kiralanamayacağını belirtmişlerdir. Öyleyse davalı kiracının kira sözleşmesini bu şekilde feshetmesini Borçlar Kanunu'nun 264. maddesinde de tanımlandığı şekilde haklı neden olarak kabul edilmeli ve davalı kiracı aynı maddenin ikinci fıkrası hükmü uyarınca münhasıran 2800 dolar üzerinden altı aylık kira parasından sorumlu tutulmalıdır. Mahkemenin ortada bir uyarlama davası ve isteği bulunmadığı halde kira parasını aylık 2000 dolara indirmesi ve kiracıyı üç aylık kira parasından sorumlu tutmuş olması doğru değildir. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının tüm davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.2.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy