(1086 S. K. m. 362)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, kocası N. N.'nın 25.11.1995'de öldüğünü geriye mirasçı olarak kendisi ile kayın babası ve davalı kayın validesinin kaldığını, murisin özel muayenehanesi olması nedeniyle daha az vergi vermek amacıyla yeni aldığı otomobili davalı üzerine kayıt ve tescil ettirdiğini, otomobilin 1/2 payının kendisine ait olduğunu ileri sürerek adına tescili, olmadığı taktirde araç değerinin yarısının ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, otomobilin kendisine ait olduğunu, hasta olan oğluna kullanması için verdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafların murisi eşinin, halefi olarak açtığı davada davalı üzerine kaydı yapılan toyota marka otomobilin gerçekte murise ait bulunduğunu, vergiden muaf tutulmak için bu şekilde muvazaalı işlem yapıldığını bildirmiştir. Dava bu haliyle tarafta muvazaa iddiasına dayalı bir davadır. Bu durumda olayda tanık dinlenemez. Muris ise davalının ana, oğul olmaları bu durumu değiştirmez. Davalının bu aracı alacak kadar varlıklı olduğu dosya içeriğinden de anlaşılmaktadır. Davacı iddiası hakkında başka yazılı belge ibraz edememiş ancak dava dilekçesinde gerektiğinde yemin deliline de dayanmış bulunduğundan bu hak kendisine hatırlatılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken tanık dinlenmesi ve tanık sözleri ile karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.1.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy