(818 S. K. m. 32, 39)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı A. Y. ile aralarında yapılan 10.11.1994 tarihli sözleşmeye göre, davalı işyerinde sadece T. birası satması gerekirken, davalının bu mükellefiyetini yerine getirmediğini bildirip, sözleşmede kararlaştırılan 5000 Dolar cezai şartın aynen, olmadığında karşılığı 297.000.000 liranın ve bağış olarak verilen 108 kasa bira karşılığı 51.840.000 liranın faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; davaya cevap vermemiş ve duruşmaya da gelmemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının, davalı A. Y. hakkındaki temyiz talebinin reddi gerekir.
2- Davacının dayandığı 10.11.1994 tarihli protokol başlıklı sözleşmenin metninde taraf olarak davacı ile A. Y.nin adları yazılı olduğu halde, senet altında "K. Ticaret Tekel Bayii" kaşesi ile V. Y.nin adı ile imzası bulunmaktadır. Sözleşmede V Y.nin, A. Y. vekili olarak sözleşmeyi imzaladığına dair herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Ancak sözleşmenin bütününden, A. Y adına davalı V. Ynin sözleşmeyi imzaladığı anlaşılmakta ise de, vekil olarak V. Ynin böyle bir sözleşme yapmaya yetkili olduğu ve diğer davalı A. Y.nin bu sözleşmeye icazet verdiği de ispat edilememiştir. Bu durumda BK.39 maddesine göre, davalı V. Y.nin sözleşmeden sorumlu olduğu düşünülüp, işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, olayda uygulama yeri olmayan Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un hükümlerinden söz edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi usûl ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir.
Sonuç: 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı A. Y. hakkındaki davacının temyiz talebinin reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı V. Y. hakkındaki davacının temyiz talebinin kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.06.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy