(2560 S. K. m. 2/b, 23) (2872 S. K. m. 8, 28) (818 S. K. m. 61, 63)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzeme; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı; Topkapı'daki işyerinde naylon kadın çorabı imal ettiğini, içme ve kullanma suyunu şehir şebekesinden temin ettiğini, 08.07.1986 tarihinde arıtma tesisi kurup mükemmel çalıştırdığını, su ve KSUB borcu bulunmadığını, İSKİ İdaresi'nin keyfî olarak 308.182.600 TL. KÖP bedeli tahakkuk ettirdiğini öne sürerek, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı İSKİ İdaresi; davacı şirkette 87/6, 7, 8, 9, 10, 1988/2. dönemlerinde eksik katsayı, 1988/2'den 89/1. 990/2, 5, 991/6, 7. aylarda limit üstü değerler tespit edildiğini, davacının ayrı yerlerde faaliyet gösteren iki ayrı işyerinden tahakkukun kaynaklandığını bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; 236.663.856 TL. borçlu olmadığının tespitine, 71.518.744 TL. bakiye borcun İSKİ'ye ödenmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalı İSKİ İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şirketin atıksuyu arıtma tesisi kurduğu toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Ne var ki, üretilen atıksuyun, Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliğinde tespit edilen limitleri aştığı da bir gerçektir. Nitekim mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu yön kabul edilmiştir.
Öte yandan; davacının, Deşarj Yönetmeliğinin 20/a ve b maddelerinde yazılı İSKİ'nin tespit ettiği koşulları yerine getirmediği de saptanmıştır. Bu durumda, davalı İSKİ memurları tarafından düzenlenmiş bulunan tutanakların doğru bulunduklarının kabulü zorunludur. Esasen davacı şirket de, bu tutanakların aksine bir katsayı ve onun sonucu günlük tüketim ortalama miktarının doğru bulunduğunun kabulü ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bilirkişilerin yaptığı hesabın, arıtma tesisi bulunmayan yerler için söz konusu bulunması nedeniyle bu davada uygulama kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken toplanan delillere ve özellikle kanuna, yönetmeliğe uygun bulunmayan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan gerekçe ile davalı İSKİ İdaresi yararına BOZULMASINA, 10.04.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy