(1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Avukat olan davacı muvazaa nedeniyle Tapu iptali ve tescil davası açmak üzere 13.9.1993 tarihli genel vekaletnameyle davalının kendisine yetki verdiğini ve aynı tarihte ücret sözleşmesi yaptıklarını sözleşme gereğince tapu iptali tescil davasına konu olan taşınmazın 500 m2'sinin para olarak değerinin avukatlık ücreti olarak kendisine verilmesi ancak vekalet ücretinin hiç bir şekilde 600.000.000 TL'nin altında olmayacağının kararlaştırıldığını, kendisi tarafından davanın açılmasından sonra müvekkili olan davalının davadan vazgeçmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği vekalet ücretinin kendisine ödenmemesi nedeniyle, tapu iptal davasına konu olan taşınmazın 500 m2'sinin dava tarihindeki değerinin 600.000.000 TL.dan az olmamak kaydıyla temerrüd tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı savunmasında vekalet ücret sözleşmesinin 1136 sayılı avukatlık Yasanın 164/3 maddesi gereğince batıl olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Yasasının 164/3 maddesi gereğince avukat ile iş sahibi arasında yapılacak anlaşmaların dava konusu olan mal alacak veya hak gibi kıymetlerden bir kısmının aynen avukata ait olacağını ve böylece avukatın taraflardan biriymiş gibi dava konusuna doğrudan doğruya ortaklığını kapsayacak biçimde yapılamaz. Bu gibi ücret sözleşmeleri batıldır. Davacının dayandığı ücret sözleşmesinde dava konusu yapılan taşınmazın belli bir bölümünün ücret olarak verilmesi öngörüldüğünden bu sözleşme yukarıda anılan yasa hükmü gereğince batıldır. Sözleşme yok sayılır. Bu durumda davacı avukatın isteyebileceği ücret avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanmalıdır. Mahkemece bu yön gözetilmeden ve sözleşme geçerli kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Bozma nedenine göre de davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.04.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy