(1086 S. K. m. 409/5-6) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kiracısı olan davalının kira sözleşmesine göre ödemesi gereken 3.500.000 TL. elektrik bedelini ödemediğinden, hakkında İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 1994/9331 sayılı dosyası ile yaptığı icra takibine itiraz ettiğini bildirip, davalının itirazının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının icra takibine vaki itirazının kaldırılması talebiyle, 13.1.1995 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesinde bu davayı açmıştır. Sulh Hukuk Mahkemesi miktar itibariyle görevsiz olduğundan, dava dosyasını görevsizlik kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesine göndermiştir.
Dava, davacı tarafından Sulh Hukuk Mahkemesinde 13.2.1995 tarihinde, Asliye Hukuk Mahkemesinde de 17.6.1996 ve 4.11.1996 tarihlerinde olmak üzere üçkez takipsiz bırakılmıştır.
Bir dava HUMK.nun 409. maddesi gereği ikiden fazla takipsiz bırakılamaz, üçüncü kez takipsiz bırakılmış olan dava, yasa gereği takipsiz bırakıldığı tarihte açılmamış sayılır ve "davanın açılmamış sayılmasına" ilişkin tüm yasal hüküm ve neticeler başkaca bir işleme gerek kalmadan doğrudan yürürlük kazanır.
Davacı tarafından, Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan ve görevsizlik kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilen dava yeni bir dava değildir. Aksine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davanın devamıdır. Bu nedenle davanın ilk defa açıldığı Sulh Hukuk Mahkemesindeki takipsiz bırakılmasının da hesaba katılması zorunludur. Bu davada mahkemece davanın bir kez Sulh Hukuk Mahkemesinde ve iki kez de görevsizlilikle geldiği Asliye Hukuk Mahkemesinde takipsiz bırakıldığı ve böylece davada HUMK.nun 409. maddesinin 5 ve 6. fıkralarındaki koşulların oluştuğu gözetilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken bu yönün gözardı edilip esas hakkında hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 7.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy