(818 S. K. m. 44, 98) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıya ait oteli 5 yıllığına kiraladığını, davalının oteli tesliminden sonra demirbaşlara ilişkin tamirat yaptırdığını, eleman ve nakit para bulmak için şehirden ayrıldığı sırada otelin davalı tarafından başkasına kiralandığını ileri sürerek 2.000.000.000 TL muhtemel kazanç kaybının davalıdan ödettirilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ve kızının eski kiracısı olduğunu, eski kira sözleşmesi bitmeden yenisinin yapıldığını, kira ilişkisini davacının bitirdiğini, savunarak davanın reddini dilemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 20.1.1996 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin düzenlendiğinde uyuşmazlık yoktur. Hatta bu tarihte kiralanan otelin davacıya teslim edildiği ve tarafların kabulündedir. Ne var ki, davalı kira sözleşmesini karşılıklı rıza ile feshettiklerini ve bu nedenle davacının oteli tahliye ederek ayrıldığını savunmuştur. Bu durumda; sözleşmenin karşılıklı rıza ile feshedildiğini ispat yükümlülüğü davalıya aittir. Oysa davalı bu savunmasını yasal delillerle ispat edememiştir. Öyleyse, davalının kira sözleşmesini tek taraflı feshetmesinden dolayı, davacının zararından sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Kural olarak davalı kira sözleşmesinden meydana gelecek davacının kazanç kaybından sorumlu ise de; davacının da kira sözleşmesinin feshedildiği ve kiralananın üçüncü kişiye kiralandığı tarihten itibaren aynı nitelikte bir yer sağlama gayreti içine girmesi ve böylece zararın artmasını önlemesi BK. 98. madde delaletiyle aynı Kanunun 44. maddesi hükmü gereğidir.
Mahkemece yapılacak iş kiralananın üçüncü kişiye kiralanması suretiyle sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilmesi tarihinden itibaren davacının aynı nitelikte bir yeri yeniden ne kadar süre içinde temin edebileceğinin uzman bilirkişiler aracılığıyla saptanması ve boş kalacağı bu süreye ilişkin kazanç kaybı miktarının tespit edilmesi ve bu miktara hükmedilmesinden ibarettir. Eksik inceleme ve dosyaya uygun düşmeyen gerekçelerle davanın reddedilmiş olması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına (BOZULMASINA), peşin harcın istek halinde iadesine, 18.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy