(3065 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Kooperatif Temsilcisi Ş. Deniz gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar, adi ortaklık olarak sahip oldukları taşınmazları parsellere ayırıp sattıklarını yapılan vergi incelemesi sonucunda resen gelir ve katma değer vergisi mükellefiyeti ve sorumluluklarının tescil edildiğini davalı kooperatifi satışını yaptıkları taşınmaz için davalı adına katma değer vergisi ödediklerini öne sürerek toplam 550.845.000 TL. nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı kooperatif özel mülk olarak taşınmazı satın aldıklarını, kooperatifin vergi mükellefiyeti ve sorumluluğunun olmadığını, sonradan KDV istenemeyeceğini bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 437.597.600 TL. nın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Satışın yapıldığı 17.4.1992 tarihinde satış bedeli için yapılan pazarlıkta katma değer vergisinin söz konusu olmadığı davacının iddiası ve dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Kural olarak katma değer vergisinin sorumlusu alıcı ise de, satış sözleşmesinde ve satış bedelinin pazarlığı sırasında bu konu gündeme getirilmemiş ise, katma değer vergisinin satış bedeli içinde olduğu kabul edilir. Bu nedenle satış sırasında katma değer vergisi gösterilmediği için davacının satıştan sonra katma değer vergisi ödediğini ileri sürerek alıcıdan bunu talep etmeğe hakkı yoktur. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan gerekçe ile davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy