(818 S. K. m.41)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili noter tanzimli gayri menkul satış vaadi sözleşmesi ile 1.050.000.000 lirasını ödemek suretiyle davalının payını satın aldıklarını, diğer paydaşlar tarafından açılan izale-i şuyuu davası sonucu satışına karar verildiğini, davalının payını 3. şahsa sattığını, 1.050.000.000 lirayı tevdi mahallinde aldıklarını ancak faizinin 1.200.000.000 lira olduğunu, 1.500.000.000 lira zararları ve 27.731.880 lira masraf toplamı 727.731.880 liranın reeskont faiziyle ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tedbir nedeniyle devrini yapamadıklarını izale-i şuyuda ihale ile satıldığını, satım bedelini iade ettiklerini, kusurları olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne toplam 1.908.320.041 liranın dava tarihinden yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının 27.731.000 lira tutarındaki giderlerinin ödetilmesine ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Taraflar arasında yapılmış bulunan satış vaadi sözleşmesi re'sen düzenlendiği için geçerlidir. Ne varki davacı 12.7.1996 tarihinde davalıya gönderdiği ihtarname ile ödediği satış bedeli ile 2.500.000.000 lira tutarındaki tazminatın ödetilmesini istemiştir. Davacı sözleşme gereğince ödediği parayı geri istediğine göre bu sözleşmeden döndüğünün kabulü zorunludur. Bu nedenle anılan sözleşmeye dayanılarak kâr yoksunluğu ve benzeri tazminat isteğinde bulunulamaz. Ancak davacı ayrıca faiz isteğinde de bulunmuştur. Davacının isteyebileceği faiz temerrüt faizidir. Çektiği 12.7.1996 günlü ihtarnamede tebliğden itibaren üç gün içinde satış bedelinin ödetilmesini istediğine ve bu ihtarname davalıya 16.7.1996 günü tebliğ edildiğine göre temerrüt tarihinin buna üç gün ilavesiyle 20.7.1996 tarihinden başlaması gerekir. Davalı satış bedelini 30.7.1996 tarihinde tevdi mahalline yatırmıştır. Öyleyse davacı iki tarih arasında gerçekleşen temerrüt faizini isteyebilir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazının reddi ile hükmün 2. bent gereği davalı yararına BOZULMASINA, 28.1.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy