(743 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 96)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili kamu kurumu olan davalıya güvenerek müvekkillerinin döviz borçlanmak suretiyle ödedikleri toplam 20.000.000 lira karşılığı verilen arsa sertifikalarına rağmen uzun bir süre sonrasında arsa verilemeyeceğinin ancak ödenen bedellerin iade edileceğinin bildirildiğini maddi manevi büyük zarara uğradıklarını ileri sürerek fazlasını saklı tutarak 20.000.000 lira ödedikleri arsa bedeli ile 280.000.000 lira munzam tazminatın mevduata uygulanan en yüksek reeskont faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili arsa sertifikası projesinden vazgeçilmesi nedeniyle 7.10.1991 tarihine kadar talep halinde bedelin %40 faiziyle ödendiğini, müracaatta bulunmayan davacıların dava açma haklarının olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne 20.000.000 liranın yasal faizi ile ödeme tarihinden tahsiline karar verilmiş hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar davalı tarafından verilen arsa sertifikaları ile davacılara A tipi arsa vermeyi üstlendiği bedelin tahsil edildiği ancak sonradan davalı tarafça bu uygulamadan vazgeçildiğinden bahisle taahhüdün yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki bu sözleşme tapulu taşınmazın harici satımı şeklinde bir sözleşmedir. Devlet kuruluşu olan davalının kamuya sunduğu bu nitelikteki bir işlemde devletin güvenilir olmasına asıl bulunduğu, o nedenle kendi kusurundan kaynaklanan imkansızlığın objektif kusursuzluk olarak kabul edilemeyeceği, MK 2. maddesi hükmü uyarınca da sözleşmenin geçersizliğinden söz edilemeyeceği davalı idarenin davacının zararını tazmin etmesi gerektiği, davacı zararının da edimin imkansız hale geldiği tarihte davalının vermeyi taahhüt ettiği A tipi arsanın değeri kadar olduğu gözetilerek mahkemece bu tarihteki değer belirlenerek ona hükmedilmesi gerekirken sadece verilen paranın iadesine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.2.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy